9 Haziran 2015 Salı

Alçaksınız!

Reşâdiye’de ateş açılıp yedi askerimiz şehit olduğunda “PKK değil Ergenekon yapmıştır!” dediniz.

“Usta”nız açılım başlatıyorum dedi, terörist başından “yol haritası” alındı, gıkınız çıkmadı.

Terörle mücadele eden subaylar apar topar hapse tıkıldı, demokrasinin önündeki engeller temizleniyor diye alkış tuttunuz.

İmralı ile Kandil arasında köprü kurdular, postacı Sırrı’yla Selahattin’e “yetki” verdiler, desteklediniz.

Memleketin sorunlarını çözmek için on binlerce insanı katleden yaratığa başvurdular, öyle ki Millî Güvenlik Kurulu’nda dahi Apo’nun “önerileri” gündeme geldi, o günlerde işte güzel şeyler oluyor dediniz.

Gazetelerinizde, televizyonlarınızda Cumhuriyet’i, Atatürk’ü, Kemâlizmi her şeyin sorumlusu diye yargılayıp PKK’yı akladınız.

Bebek katilini allayıp pulladınız, “PKK’ya terör örgütü demeyelim, Öcalan’a bebek katili dememek gerekir, değişen Türkiye’de PKK çizgisi meşrudur...” türü vicdana sığmayan şeyler yumurtladınız.

“Öcalan’a ev hapsi verilmeli, PKK’lılar affedilmeli.” diye buyurdunuz.

Memleketin bir kısmı PKK’nın eline terk edilirken, yollar kesilirken, terör örgütü kendi mahkemelerini kurup kendi “asayiş örgütü”yle insanları sorgularken “Bakın ne güzel kimsenin kanı akmıyor.” diye güzellemeler yaptınız.

“Terörist başı Abdullah Öcalan, terör örgütü PKK, PKK’lı teröristler” gitti, “İmralı’da hapse mahkûm edilen Öcalan, PKK lideri Abdullah Öcalan” geldi.

Oslo kayıtları ortaya çıktı, Hakan Fidan “Erdoğan ve Öcalan yüzde 90-95 aynı görüşte.” dedi, bu nasıl memleket demediniz.

“Usta”nız, şehit babası Ahmet Kömür’e dava açtı, sonra yine şehit babası Mehmet Gencer’i hapis istemiyle mahkemeye verdi, bir taneniz çıkıp da ayıptır diyemedi.

Hain saldırılarda Türk millet evlâtlarını kaybetti, “sürece zeval gelmesin” diye gazetelerinizde haber dahi yapmadınız ya da yirminci sayfada küçük önemsiz bir kutu içinde verdiniz.

Arınç “Öcalan namaz kılardı...” derken Vali “Süreci bu noktaya getiren Erdoğan ve Öcalan’a teşekkür ediyorum.” dedi, Metiner “Öcalan demokratikleşmeye katkı sağlıyor.” diye yağladı, o büyük “vatanseverliğinizi” gösterip bu lâflara itiraz etmediniz.

34 PKK’lı terörist davul zurna ile kahraman gibi karşılandı, gövde gösterisi yapıldı, ertesi gün “Usta”nız “Bu güzel görüntüleri görüp umutlanmamak elde mi?” diye sevindi, siz de memleketin ne kadar iyiye gittiğini, barışın geldiğini yazdınız.

Bugünlerde bir sövmediğiniz kalan HDP ile AKP Dolmabahçe’de “mutabakat”a vardığında, bebek katilinin “mesajı” okunduğunda barış gelecekti, kırlarda özgürce yürüyecektik, her şey ve herkes çok güzeldi...

Yemediğiniz halt kalmadı, şimdi işin ucu size dokununca çıkıp vatan millet nutukları atıyorsunuz. Hiç utanıp sıkılmadan şehitlerimizi, şehit annelerimizi o pis, boklu ağızlarınıza alıyorsunuz.

Size ne demeli bilmem ki, ne desek boş, ne desek zerre kadar işe yaramayacak biliyorum.

Alçaksınız, alçak! Alçaksınız, o kadar.


O ziftlendiğiniz havuzlarda boğulun e mi, saray soytarıları.