11 Ocak 2014 Cumartesi

Sevgili Sosyalist Arkadaş...



Sevgili sosyalist arkadaş…

Ne yapacağız seni bilmiyorum. Atsan faşizm, satsan kapitalizm.

Takılmışsın PKK’nın peşine gidiyorsun. Varsa yoksa “Kürt sorununa demokratik çözüm”, “barışçıl yöntemler”, “kültürel haklar” bilmem ne. Bir bakıyorum PKK’nın siyasi kanadının kongresinde boy gösteriyorsun, bir bakıyorum “anadilde eğitim” eyleminin yancısı olmuşsun. Birileriyle arana parçalanamaz önyargı duvarları döşemişken birilerine karşı miden alabildiğine geniş.

“Bayraklı faşistlerle yan yana yürümem, orducularla işim olmaz” diye didinip duruyorsun ama asıl yan yana olduğun heriflerin seninle olan işi köprüyü geçince bitecek, haberin yok. Senin ağzından eşitlik, kardeşlik, sosyalizm lâfları çıkıyor, herif “vur gerilla vur”, “biji Apo”(9 bin sivil, 10 bin askerin katili), “Kürdün devletsiz kalması sorununu ‘emek’, ‘sosyalizm’ diye geçiştiriyorlar” diyor. Sen polis müdahalesiyle öldürülen masum insanlar için saygı duruşunda dururken duyarlı ayılar “gerilla marşı”nı söylüyor. Sen “Gezi’deki olayları onlar 30 yıldır yaşıyor” diye onların yerine demagoji yaparken onlar “sandıkta yenemedikleri iktidarı farklı yollardan devirme çalışıyorlar” diyor. Sen hükûmete karşı “her yer direniş” derken onlar “süreç ortağı” olmuş.

Suriye’nin kuzey bölgesinde ikisi de terörist gruplar olan El Nusra ve YPG (PYD) çarpışırken, yani insan öldürme amaçlı terör örgütleri birbirini yerken “Rojava’da katliam var” diyorsun ama Kerkük’te 38 Türkmenin öldürülmesini “devrimci” gazetenin/haber sitenin kenarında, köşesinde bir habercik olmaya değer görmüyorsun. Sana destek için bildiri yayınlayan yabancı komünist partileri “Türk halkı”, “Türk gençliği” diye söze başlarken sen mabattan çıkma uydurma bir kavram olarak “Türkiyeli” zırvasını ağzından düşürmüyorsun. “Türkiye ‘Türklerin ülkesi’ demekse ‘Türkiyeli de ‘Türk’ demektir.” diye düşünmüyorsun. Son 60 yılda sosyalizm adına en çok mücadele veren insanlardan biri olan Fidel Castro Türkiye’ye geldiğinde “Atatürk’ü örnek alın” diyor, hem de Türk bayrağının önünde, senin o müthiş “hassasiyet”ini gösteremiyor Fidel, bir de üstüne PKK’nın “ABD’nin petrol bekçisi” olduğunu söylüyor; bilmem yüzün kızarıyor mu hiç.

Sol içinde yüz parçaya bölünmüşsün, kimine oportünist, kimine liberal, kimine yandaş, kimine Troçkist diyorsun; hiçbiri “gerçek sosyalist” değil senden başka. Ama kendini Atatürkçü diye pazarlayan hokkabazların yaptıklarını göstererek Kemâlizmi aşağılamakta bir sakınca görmüyorsun. Gâzi’yle yakından uzaktan ilgisi olmayanlar, NATO’cular, Kenan Evrenler, 12 Martçılar “Kemâlist” ve onların uygulamalarından Kemâlizm sorumlu ama senin “liberal, Troçkist” dediklerinin eylemleri sosyalizmi bağlamaz! İkiyüzlülüğün tadından yenmiyor…


“Faşistlere benzemeyelim” diye Türk bayrağı taşımaktan ar ediyorsun, Türklükle, Türk ulus kimliğiyle düşmanlığın bu “hassasiyet”ten ileri geliyor, ama Orta Doğu’da ulusal devletleri yıkıp kukla bir Kürdistan kurmaya koyulan Batı sömürgeciliğine “benzemek”ten hiç çekinmiyorsun. PKK kuyrukçuluğun, ulusal kimlik önerin, “yerel yönetimleri güçlendirme” aşkın, “anadilde eğitim” lâfların CIA uzmanlarının, AB’nin raporlarının dediğiyle aynı.

Bir ara da “Mustafa Kemâl’in askerleriyiz” sloganına taktın, militarist imiş şu imiş bu imiş… Biz Mustafa Kemâl’in askerleriyiz dediğimizde sen saniye geçmeden bizi “Faşizme karşı omuz omuza”yla bastırmaya koyuldun Gezi’de. Orada “faşizm” diye AKP’yi kastetmediğini, oradaki Kemâlistlere karşı habersiz bir “slogan atışması”na giriştiğini elbet biliyorduk.

İkisini kıyaslamak şöyle dursun, aynı yazıda bahsetmek sıkıntı veriyor ama, bebek katilinin posterleri de vardı meydanda. O bir avuç terör yandaşına tepki göstermek, “ırkçılarla bir olmak” anlamına geleceği için sustun değil mi. Bu devrimci hareketinden dolayı seni kutluyorum.

Bunları elbette senden vicdan dilenmek için yazmıyorum. “Gerçek sosyalizm öyle değil böyle olur!” diyecek kadar sosyalist de değilim. Yalnız, “milliyetçiliğe karşıyız” derken etnik milliyetçiliğe çanak tutmanın, “militarizme karşıyız, barıştan yanayız” derken bir terör örgütünün kuyruğuna takılmanın, “kapitalizme ve emperyalizme karşıyız” derken küresel sermayenin etnik ve bölücü reçetelerine sarılmanın utancının yüzüne vurulması gerekti. Çünkü arlanmadan “vicdan, eşitlik, barış, antiemperyalizm” demeye devam edeceksin, sonra Celâl Bayar’ın yarım bıraktığı türküyü devam ettirip her sene komünizmi getireceksin. Devam et, getir, ama hiç eğip bükmeden, yaptıklarının ne anlama geldiğini bil.

Sana küresel sermayenin petrol bekçileriyle, AKP’nin süreç ortaklarıyla, terör örgütleriyle mutlu devrimler dilerim.

Bir Kemâlist.     



14 yorum:

  1. Ben de sosyalistim. Ama vatan haini değilim, Atatürk'ün izindeyim. Bu yazıya sonuna kadar katılıyorum. Ellerinize sağlık Kemalist kardeş.

    YanıtlaSil
  2. tek kelimeyle "mükemmel". düşüncelerimi bire bir yansıtan bir metin olmuş.
    sosyalistliğe kılıflar giydirdiler. kendilerini temizlemek için solu kirlettiler. faşizme karşı savaştıklarını söylerlerken faşistliği en uç noktalarda yaşamaya da başladılar.

    YanıtlaSil
  3. Teşekkür ederim. Elbette genelleyici bir yazı değil. "Benim sosyalist arkadaşlarım da var!" :)) Soldaki hâkim unsurlara yönelik idi... Bu arada CHP, DSP, İP gibi kendini solda gören nam-ı diğer "ulusalcı" unsurlar bu yazının konusuna dâhil değil. Onlarla ilgili eleştirilerimiz de çok fazla ama bu yazı başka...

    YanıtlaSil
  4. açıkçası renkler gereksiz manidarlıkta ama şunu diyeyim; sip diye bir parti yok artık ayrıca ödp-tkp ve kolektif hatta hdp'ye yakın bilinen dip'te hdp yahutbdp içinde değil ve komünizm bir yönetim biçimi değil:)) bayrak sorunu için de tkp;gezi den önce de 93.soru olan sorularla tkp köşesinde, bayrağı emekçi sınıflar (mühendisinden, plaza çalışanına,öğretmenine modern Dünya'nın işçisi sıfatında sayılarak) taşıdığı sürece sorun olmadığını geziden sonraysa, bayraklı insana sırt çevirmenin gezi sonrası tutuma aykırı olduğunu bildirdi ki tkp-ödp kortejlerinde de bu süreçte bayraklı insan artış gösterdi. Ankara'da chpnin sağcı adayına karşın hdp bize oy verin dedi ancak tkp-ödp ortak aday çıkarıyor unutmadan yazayım:)Yazan arkadaşa saygı sevgilerle:) kurumların yayımladıklarının daha çok takip edilmesi dileğiyle:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Soldaki bazı kimseler TKP'yi isim hırsızlığıyla suçluyor ve onların TKP değil eski adlarıyla SİP olduklarını söylüyor ya, o muhterem vatandaşların da gönlü olsun diye onu da yazdık:)

      Ben resimde adları yazılan parti ve oluşumların veya yazıda eleştirdiğim grupların BDP ya da HDP çatısı altında toplandıklarını iddia etmedim ki? PKK'nın yani BDP'nin kuyruğuna takıldıklarını söyledim. Teröristlere boyun eğdiklerini söyledim. (Boyun eğmeme mevzuu da bir yere kadar yani) Yani onların BDP ile organik bağlarının olmaması benim savlarımı çürütmüyor.

      İyi dilekleriniz için teşekkürler.

      Sil
    2. TKP'ye değindiniz. İlginizi çekebileceğini düşündüm, TKP ve ona yöneltilen Kemâlizm eleştirileri hakkındaki yazımı da paylaşıyorum:

      http://erhansandikci.blogspot.com/2013/10/tkp-ve-kemalizm.html

      Sil
  5. ha bir de Cumhuriyet'in kuruluşunun anti emperyalizme bağlandığını söyleyip, ülkeye en son geçen sene gelen ve 1200 askerinin parasını bizlerin ödediği patriotlara karşı limana giden tkp,İncirlik'e yürüyen ödp, meclise ''bari bir konuşun bu meseleyi'' diye bildirgelerini götürürken gaza boğulan ve -5C Ankara soğuğunda patriot nöbeti tutup tomanın o soğukta suladığı tkp.Bunu da unutmadan ve daha çok tkp-ödp geneli taş- maş eylemliliğini(liberal-troçkist denen kesimin eylemliliğine ithafen) hele ki halkın katıldığı alanlarda meşruiyetten uzak kalır diye yapmaz. Tekrar saygılar

    YanıtlaSil
  6. http://kemalistgenclik.org/2014/01/14/sevgili-sosyalist-arkadas/
    Sitemize yazınızı alıntı şeklinde ekledik. Bilginiz olsun.
    İsterseniz yazılarınızı düzenli bir şekilde okuyucu kitlemizle paylaşabiliriz.
    iletişim için: ttrakyalii@hotmail.com

    Yazı için elinize, dilinize sağlık....

    Umut

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.

      Burada veya Güncel Meydan'da yayınlanan yazılarımın Kemalist Gençlik sitesinde -kaynak gösterilerek- yayınlanmasından mutluluk duyarım.

      İyi çalışmalar.

      Sil
  7. emin olun ki yazıyı okurken gına geldi. Bu durum, sizin yazınızdan değil, aklımıza o kadar çok kavram sokmuşlar ki ne, neydi, hangisi ne oldu, çok işimiz var çoook... Ve gariptir ki bütün bu kavramlar son yüzyılda girdi. Anlamadığım nokta bu... Meğer biz önceleri ne de çok kavramsızmışız, sahi biz önceleri hangi kavramları söyleyip konuşuyorduk? Bizim önceleri kavramlarımız mı yoktu da bu kadar dışarıdan alma kavramlara midemiz açmış?

    YanıtlaSil
  8. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Alican, ben bu yazıda sosyalizme, sosyalizmin kuramcılarına, Marx ve Engels'in kitaplarına vb.ne ilişkin herhangi bir şey söylemedim. Türkiye'de kendini sosyalist olarak niteleyen kimi partilere, gruplara, oluşumlara yönelik eleştirilerimi kaleme aldım. Türkiye'de sosyalistlik yapıp Türklüğe düşman olanları eleştirmek de çok şükür ki haddimin sınırları içerisindedir. Dolayısıyla senin eleştirinin mantıklı bir yanı yok.

      Sanırım yazıyı okumadın. Yalnızca başlıktaki "sosyalist" sözcüğünü okuyup girişteki cümleyi de görünce "Demek ki bu yazı sosyalizmi eleştiriyor. Oysa sosyalizm eleştirilemez. Koca koca kuramsal kitapları, sosyalizmin 150 yıllık tarihinde ortaya atılmış eserleri bir yazıyla eleştirmek kimsenin haddi değil!" diye düşünerek buraya yorum yazdın.

      Bu arada merak ettim, bana bahsettiğin "binlerce sayfalık manifestolar"dan bir tane, yalnızca bir tane örnek gösterebilir misin? Normal boyda en uzun baskısı 200 sayfayı bulmayan Komünist Parti Manifestosu'nu kast etmiyorsun herhâlde.

      Sil