2 Haziran 2013 Pazar

Ne Oluyor? Ne Yapmalı?

       Gezi Parkı için yapılan eylem korkunç bir polis vahşeti sonrası katlanarak artan bir destekçi kitlesini buldu. Eylemcilere uygulanan terör yurt çapında bir dalgalanma yarattı. Dün gece İstanbul’un ilçelerinde ve diğer illerde de tepki protestoları gerçekleşti. Milyonlarca insan uyumadı. Sosyal medyada yalnız bu konu konuşuluyor, herkesin gündemi Gezi Parkı için mücadele verenler ve onlara uygulanan polis terörü, yaralı ve ölü haberleriydi. Süreç hâlâ devam ediyor. Ülkenin her yerinde bir hareketlilik söz konusu.

       Bu sürecin kimler tarafından yönetildiğini, nereye sürüklenmek istediğini iyi düşünmek gerek. Kimine “aşırı” gelen komplo teorileri olduğu gibi hayâl ettiği tablonun gerçek olmadığını düşünmek istemeyenler de var.

       Beni böyle bir yazı hazırlamaya iten, burnuma gelen çok pis kokular oldu. Bazı şeyler iyiye işaret etmiyor. Bazı şeyler rahatsızlık veriyor. Kuşkulandırıyor.

       En başta bazı bilinenleri yineleyelim:

       1) AKP bir küresel proje olarak 3 Kasım 2002’den itibaren Türkiye Cumhuriyeti yönetimine getirildi. Yaptıkları küresel çetenin emirleridir. Orta Doğu’nun ABD çıkarları doğrultusunda şekil değiştirmesi, Irak’ta Barzani devletinin giderek bağımsızlaşması (Bağdat’tan bağımsızlaşıp ABD’ye bağlanması) ve egemen (ABD egemenliği) olması, Esad’ın devrilip Suriye’nin parçalanması, Türkiye’nin parçalanıp Kürt devletinin oluşturulması, bunun için İran’a da gerekli müdahalenin yapılması küresel çetenin bu bölgedeki hedefleridir.
       2) AKP her geçen gün otoriterliğini arttırmış, muhaliflere yönelik baskıyı dünyada az görülmüş bir şiddetle sürdürmüştür. Gerçekten demokrasi, özgürlükler, insan hakları kısıtlanmıştır.
       3) 2011’de Kuzey Afrika’dan başlayıp Suriye’ye yayılan “Arap baharı” küresel çetenin işidir. Sosyal medya ve Sivil Örümcek Örgütleri öne çıkmıştır. Devrilenler ABD’ye sırtlarını vererek o günlere gelmişti, fakat ABD çıkarları ile birleştirilen kişisel gelecekleri ABD’nin ve küresel çete içindeki ayrışmaların yeni yol haritasında yoktu. Toplumlar isyana teşvik edildi, turuncu devrimler meydana geldi, demokrasi, özgürlük lâflarıyla daha Amerikancı yönetimler oluşturuldu. Küresel çeteye bağlı örgütlerin başı çektiği hareketler sömürgeciliğe, ABD’ye karşı değildi. Turuncu darbeler Orta Doğu’dan önce Gürcistan, Ukrayna gibi ülkelerde gerçekleştirilmişti.

       Dönelim Gezi Parkına…

       31 Mayıs’ta akşam ve gece süren eylemlerde bulundum. İstiklâl Caddesindeki büyük kalabalıktan önce gerçekleşen eylemde, grubun önünde polisle tartışan bazı kişilerin kafasına taktığı kaskta “#OCCUPYTURKEY” yazması dikkatimi çekti.

       Tıvitırda da en çok kullanılan etiketlerden biri “#occupyturkey”di. Türkiye ve dünya gündemi listesinde ise en üstte “#DirenGeziParkı” vardı.

       Facebook’ta ise “Occupy Turkey” adlı sayfa, bu eylemler hakkında en hızlı bilgilerin paylaşıldığı, güncel gelişmelerin aktarıldığı sayfa oldu. Sayfa 1 Haziran saat 3.00 civarında 16 bin üyeye sahipken aynı gün saat 23’te 40 bin üyeye ulaşmış durumda. Büyük olasılıkla da eylemlerin gidişâtı bu sayfadan yönlendirilmeye çalışılacaktır.


       “Occupy” işgâl etmek anlamına geliyor. Bu slogan ilk kez 2011’de Wall Street’teki eylemler için kullanıldı.

       "Occupy Wall Street" eylemlerinin başını OTPOR-CANVAS çekiyordu. OTPOR, Balkanlarda ortaya çıkmıştı ve Yugoslavya'yı parçalayan "sivil" direnişleri örgütlemişti. ABD'nin dış ülkelerdeki satılık görevlileri beslemek için kurduğu NED'den aldığı destekle ABD'nin "devrim" plânlarını gerçekleştiren bu örgüt daha sonra isim değiştirerek farklı ülkelerdeki "sivil" operasyonlarda da kullanıldı. CANVAS, OTPOR'un kurucuları tarafından kuruldu ve OTPOR çalışmalarını yine dürdürdü.

CANVAS'ın internet sitesi ve sol üstte CANVAS'ın simgesi:


CANVAS'ın sitesindeki "dış bağlantılar" bölümünde Freedom House, George Mason Üniversitesi gibi küresel çetenin denetimindeki kurumlar bunların kim tarafından desteklendiğinin en açık göstergesi:



OTPOR/CANVAS farklı ülkelerde operasyonlar-turuncu devrimler gerçekleştirdi demiştik. Farklı ülkelerdeki örgütlenmelerin simgeleri:


2011'de başlatılan Arap baharında da OTPOR/CANVAS'a büyük iş düşüyordu. 6 Nisan Gençlik Hareketi vb. oluşumlarla küresel çetenin oyunları oynandı. NED'in "yumruk"u yine sahnede:






İşte OTPOR'un simgesi ve "Occupy Turkey" sayfasının resmi:

       "Occupy Turkey" sayfası Gezi Parkı sürecinin, başından itibaren etkili bir parçası oldu. Sayfanın tam adresi facebook.com/DirenAnadolu. Yani sayfa kurulduğunda "diren" sözü belirlenmişti. Günlerdir Türkiye'de ve dış dünyada en çok kullanılan "#DirenGeziParkı" sözü buradan çıktı. Sayfa Aralık 2012'de kurulduğunda "DirenAnadolu" bağlantı adını seçerken, livestream adlı video-yayın sitesindeki hesaplarının adı da "revoltistanbul"du. "Revolt" İngilizce "ayaklan" veya "diren" demek.


       "Occupy Wall Street" yani "Wall Street'i işgâl et"in Türkiye'deki devamı olan "Occupy Turkey" feysbuk sayfası Aralık 2012'de kurulmadan önce, Wall Street eylemlerinin başladığı dönemde "Ayaklan İstanbul / Occupy İstanbul" adıyla bir sayfa oluşturulmuştu. Sayfa üyeleri çeşitli aralıklarla "Revolt (Ayaklan) İstanbul" eylemleri düzenliyor, OTPOR/CANVAS denetiminde bir halk hareketi için nabız yokluyordu.

       O sayfadan da bir görüntü ("Biz yüzde 99'uz.", Wall Street eyleminin ana temalarından biriydi.):



       "Occupy Turkey" sayfası ise Tayyip Erdoğan'ın ODTÜ'ye tanklarla girmeye çalıştığı, muhalif öğrencilerin biber gazı ve tazyikli suya boğulduğu dehşet olaylar gerçekleşirken kuruldu. O tarihteki paylaşımlara bakıldığında ODTÜ'ye destek eylemlerine de yön vermeye çalıştı görülüyor.

       Belki de ODTÜ olaylarına karşı gelişen tepkilerle bir halk hareketi oluşturmayı düşünmüşlerdi, o yüzden sayfayı o dönemde açtılar. Ancak o günlerde büyük toplumsal bir hareket meydana gelmedi. Ancak Gezi Parkını koruma eyleminde belirleyici rol oynadılar. Bahsettiğim gibi, 31 Mayıs günü, büyük eylemden önceki eylemde kafalarında "#occupyturkey" yazan, polis terörüne karşı "gelirlerse üstlerine atalım" diyerek kaldırım taşlarını ufalayan, "katil devlet" diye bağıran kişiler ön saftaydı. Anlaşılıyor ki OTPOR ve CANVAS'ın sözlerini kafalarına ve duvarlara yazmış, kışkırtıcılıkta polisten geri kalmayan bu kişilerin amacı gerginliğin artması ve "demokrasi, özgürlük" kılıfında Amerikancı bir turuncu devrimin gerçekleşmesiydi.

       Belki bu satırları okuyanlar bir feysbuk sayfası üzerinden gereğinden fazla sonuca ulaştığımı düşünebilir. Fakat Arap baharının en büyük etkenlerinden birinin WikiLeaks ve örgütlenmesini sağlayanın sosyal medya olduğu unutulmamalı. Ayrıca Türkiye'deki sosyal medya kullanımı Tunus ve Mısır'dakinden daha fazla ve bu yolun etkisi çok daha fazla olur.

       "Occupy Turkey" sayfasının çizgisini daha iyi anlamak için bazı paylaşımlarına göz atalım:

       Burada Kürt kökenli Türklerin "nasıl özgürleşeceği"ni gösteriyor!


       Burada eylem anlayışlarını ve eylemcilere öğütlediklerini göz önüne seriyorlar.



Burada Uludere'de ölenlere sahip çıkmak bahanesiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti düşmanlığı pompalanıyor. Ayrıca Uludere'ye "Roboski" denerek ulusal birliği ve dil birliğini yıkmaya yönelik bir tutum sergileniyor. Diğer paylaşımlarda doğal olarak Tunceli'ye de "Dersim" deniyor.


Burada, eylemlerde molotof kokteyl kullanılması öğütleniyor.



Burada TSK aleyhindeki iğrenç iftira ve karalamalardan biri paylaşılıyor.


       Görüldüğü ve incelenirse görüleceği üzere "Occupy Turkey" sayfası millîlikten uzak, demokrasi-özgürlük-devrimcilik adına millî birlik ve beraberliği yıkıcı propagandalar yapan bir sayfa. Elbette Amerikan karşıtı-tam bağımsızlık yanlılarını toplamak adına sayfada ABD karşıtı bazı yayınlar da yapılıyor(du). Ancak bu "örgütlü" güç meydanda bir kez dahi bağımsızlık üzerine, ABD sömürgeciliği üzerine bir slogan atmadı. Çünkü plânlanan "devrim" ABD'ye karşı, tam bağımsızlık ve millî çıkarlar için değil, "demokrasi, özgürlük" kılıfıyla ABD'nin, ABD'yi yöneten küresel çetenin  amaçları için yapılacak bir hareket.

       Pis kokulardan söz etmiştik...

       Pek çok kez Silivri'de insanlara karşı acımasızca polis şiddeti uygulandı, Anayasal hakları engellendi, gözü çıkan insanlar oldu. Millî bayramlarını kutlamak için Ankara'ya giden kişilerin otobüsleri durduruldu. Güç bela Ulus Meydanına ulaşan on binlerce insana da aynı zulüm uygulandı. Bu faşist uygulamalar neden dünya basınında yankı bulmadı? CNN, BBC gibi kanallar neden ana haberlerde, haber sitelerinin baş taraflarında bu haksızlıkları gündeme getirmedi? Rihanna neden mağdurlara destek için tıvit atmadı? Neden yabancı ülkelerdeki insanların Silivri, Ulus Meydanı veya başka yerde polis terörüne maruz kalan Türkler için yaptığı video haber sitelerinde ve paylaşım sitelerinde yayılmadı? Norveç televizyonu olayları canlı yayınla neden aktarmadı?

       Çünkü o gün küresel çete medyasıyla, sosyal medyasıyla, Sivil Örümcek Örgütleriyle böyle bir hareket amaçlamıyordu. Ama bugün amaçlıyor!

       31 Mayıs gecesi Taksim'den döndüğümde durumu tartıştığım bir dosta, yarın Ertuğrul Özkök Taksim'i Tahrir'e benzetecek mi acaba, diye sormuştum. Zira kendisi "Türkiye'nin Tahrir'i neresi olacak?" diye yazılar yazıp Amerikancı "bahar" özlemini dile getiriyordu. Ve beklediğim gibi kendisi dün Taksim'in artık Tahrir olduğunu anlatan bir yazı kaleme aldı...

       "Eğer bu eylemlerde küresel parmak varsa neden güdümlü Türkiye medyası bu eylemleri göstermedi?" diye soranlar oldu. Doğru, ilk gece televizyonlar sessiz kaldı. Sorunun haklılık payı var ama sosyal medyanın bu tür "devrim"lerde öne çıkması zaten hükûmet denetimindeki görsel-yazılı medyaya karşı bir alternatif olarak oluşmadı mı? Dış basın ve son yıllarda inanılmaz bir biçimde yaygınlaşan sosyal medya bu eksikliği kısmen kapatacak güçte.

       OTPOR ve CANVAS, küresel çetenin denetiminde. "Occupy" oluşumları, OTPOR ve CANVAS'ın denetiminde. Bu oluşumların denetiminde, yönendirmesinde olan hareketler de küresel çetenin denetiminde olacaklardır.

       Gezi Parkından tüm yurda yayılan dalgaya karşı sessiz mi kalınmalı?

       Aşırı aydınlıktan gözleri kararmış kimileri için toplumsal bir hareketin gelişmesi, "devrim geliyor!" nidalarıyla sevince boğulmak için yeterli olsa da bizce durumun kim tarafından nereye sürüklenmek istediği düşünülmeli. Elde olmayan şeyleri eldeymiş gibi göstermek aynı amaç uğrunda yürüyenlere zarar verir. Turuncu devrim hevesi görülmeden çizilen yol haritalarıyla doğru yere varılamaz. Ayrıca muhafazakâr-dindar kesimi kapsamayan, onların en azından bir bölümünü içine alamamış bir hareket meşru olamaz. Tabiî mükemmel bir medya gücü yoksa! 

       Gezi Parkı savunulmalı. Sermayeye peşkeş çekilmesine karşı konulmalı. Bunun için meydana da çıkılmalı. Ancak Gezi Parkını korumayı aşan eylem, polis terörünün uygulanmasıyla da birlikte AKP'nin faşist uygulamalarına karşı biriken tepkinin ortaya dökülmesi durumunu aldı. Bu durumda OTPOR ve CANVAS ilişkili örgütler, BDPKK, Kürtçü-sol gruplar, Nor Zartonk gibi Ermenici örgütler dışında elinde Türk bayrağı, Atatürk posteri olan, vatansever insanlar da meydanın parçası olacaktı. Öyle de oldu. Taksim'de kolunda üç hilâl ve bozkurt dövmesi olanı da gördüm, solcusunu da. Az veya çok, "Mustafa Kemâl'in Askerleriyiz" sloganlardı atıldı, defalarca Gençlik Marşı söylendi... 31 Mayıs gecesi gerçekleşen Taksim eylemindeki polis terörüne tepki olarak meydana çıkan insanların pek çoğu millî bir anlayışa sahip olduğunu belli ediyordu. Ama önemli bir kesim de bunun tam tersi. Söyleyebiliriz ki, etnik düşüncelerden uzak, vatansever insanlar bu sürecin önemli bir parçası durumuna geldi.

       Bu fitilin Soros tezgâhıyla yakıldığını bilen vatanseverler, olabildiğince yüksek sesle meydanlara çıkıp sürecin denetimini ele almalı. "Tam bağımsız Türkiye" diye inlemeyen bir meydandan çıksa çıksa karşıdevrim çıkar. Vatanseverler, kendileriyle birlikte Türk bayraklarını, Atatürk posterlerini, millî marşları, milliyetçi söylemleri, sömürgeciliğe ve ABD'ye karşı sloganları da öne çıkarmalı. Halk içinde AKP'den rahatsız olanların "diktatör, baskıcı, anti-laik ve İslâmcı Tayyip devrildi" diye rahatlatılıp farkında olmadan başka yollardan aynı sonuca varmasına gidilebilir! Buna engel olabilmek için "devrim"den önce, halk hareketine dönüşen bu toplumsal tepkiyi çok büyük oranda tam bağımsız ve millî bir çizgiye getirmek gerekiyor. Görev bunu sağlamak ve OTPOR-CANVAS bağlantılıların ve bölücülerin geniş tabanlı kitleye "öncü" diye ortaya çıkmasına engel olmaktır! Hazır henüz yönetimsel bir yapı oluşmamışken bunları yapmak gereklidir.

"Kişiler düşünce sahibi olmadıkça kütleler istenilen yöne, herkes tarafından iyi veya kötü yönlere gönderilebilirler."
Mustafa Kemâl Atatürk, 1920

"Yolunda yürüyen bir yolcunun yalnız ufku görmesi yeterli değildir. Muhakkak ufkun ötesini de görmesi ve bilmesi gereklidir."
Mustafa Kemâl Atatürk, 1930

134 yorum:

  1. Tayyip Akp çok iyilerde biz bu tezgahlara kanıp gidiyoruz sanki ulan kimi kandırıyorsun ? Türkiyede neler olup bitiyor haberin yokmu gezi parkında çocukları gazladı çadırları kundaklattı sırf residence yapmak için ,insanların yaşam biçimine eğitim sistemine müdahale etti , Atatürk'e ayyaş dedi, reyhanlıda kendi halkını bombalattı sırf suriyeye karşı muahlefet olsun diye . iki tane logo yüzünden sokağa çıkmadık kamil .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıyı anlamaya çalış... Kötü niyetli birileri bu tepkileri, halkın bu haklı öfkesini kötü yönde kullanmak istiyor. Buna engel olmak için de bir şeyler yapmamız lâzım (bkz. son paragraf).
      Olayın kökeni olan Taksim bugün ABD'ye dokunmayan sloganlarla doldu. Bunun için oraya gidenler NE ABD NE AB, TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE demeli, opersayonun farkına varıp son cümlede dediğim olaya dikkat kesilmeli. Lütfen bir daha oku.

      Sil
    2. Yazıyı anlamadan yorum yapmış

      Sil
    3. eazzy3434 kardeşim, evet 2 logo yüzünden sokağa çıkılmadı fakat burada ki tamamen iyi niyetli ve uyarıcı yazıyı okuyup, hazmedip ondan sonra eylemine devam etmen, türkiye için hiçbir şey kaybettirmez, aksine kazandırır. yazı sana kısaca şunu diyor: sokaktasın ama, tam bağımsız türkiye için sokakta ol, tam bağımsız türkiye anlayışı tüm anlayışlardan üstündür ve orijin düşüncedir zaten. lütfen anlayışla okuyalım bu yazıyı.

      Sil
    4. ya iyi de burada öncelikli mesele abd değil ki?!önce bu diktanın son bulması. sonra sıra diğerlerine gelir.
      kaldı ki bağımsızlık dediğin şeyin anlamı ne bu devirde? bi dünya borcun var, teknolojinin t'sini üretemiyorsun. en fazla ekmediğin tarlanı eker, domatesini kendi tohumundan yetiştirirsin. bunun ötesinde nasıl bir bağımısızlık tahayyül ediyorsun merak ettim?
      sonra yanlız olmak hem birey için hem devlet için iyi değildir. müttefikler olmalı. bunlar da mümkünse gelişmiş avrupa ülkeleri olsun ne olur. hedefimiz de batı tarzı bir demokrasiyken hele...
      bu kadar batı desteği olmasının sebebi de dünyanın her yanında okuyan, çalışan, iyi eğitimli Türk'lerdir. Ülkede devam eden saçmalığın dünya da farkına varsın istemeleridir. odtü'sü, ulus'u reyhanlı'sı birikip türkiye'deki türk'lerin sabrını taşırırken onlarınki taşmayacak mıydı?

      ajan, dış güçler filan bunlar hikaye. dinozor teorisyenlerin kitaplarını okuyorsunuz, sloganlarını benimsiyorsunuz da, önce bir akıl süzgecinden geçirin. ha ama provokasyon var ona sözümüz yok. onu da yapan malum işte, gelene geçene fıs fıs parfüm sıkan grup.

      "yazıyı anlamaya çalış"...bence anlaşılır bir yazı yazmaya çalış:)her şeyi bilen anlayan ve çözen üstün zekalı kardeşim

      Sil
    5. "bağımsızlık dediğin şeyin anlamı ne bu devirde?"

      ...

      Senin bir gün bu cümlenden utanç duymanı ve bağımsızlığın değerini anlamanı umuyorum kardeşim. Tariz yapmayacağım senin gibi.

      Bu cümlede böyle bir felâket dururken Gezi Parkı'nı, OTPOR'u vs.yi konuşmak yersiz.

      Sil
    6. Sürükleyici bir yazı olmuş teşekkürler, fakat nacizane tavsiyem böyle bir teori üretirken konuya objektif olarak bak öncelikle. Sen "Amerika yaptı, ama nasıl yaptı" diye başlayarak böyle bir teori üretiyorsun. Ben de "İsrail var arkasında, ama nasıl yaptı" diye başlarsam 3-5 sayfa yazı yazarım. Doğrusu ilk olarak eldekilere bakarak bu işin arkasında dış güçlerin olup olmadığını sorgulamak, olduğuna kanaat getirirsen de hangisi olduğunu bulmaya çalışmaktır. Ama sen artık insanı kusturacak kadar klişe olan "ulan kesin amerika var bu işin içinde" argümanıyla yola çıkarsan güzel bir kurgu roman ortaya çıkarırsın sadece.

      **Geçen gün kahvede arkadaşlarla oturuyoz telefon çaldı. Merhaba ben Otpordan arıyorum, hükümetinizi protesto etmek için meydanlara inmeniz karşılığında hesabınıza hemen nakit olarak 1000$ yatırıcaz dedi, o gün bu gündür meydanlardayım.

      Size çok garip gelecek biliyorum fakat bu tamamen bir halk hareketidir ve tüm provokasyonlara rağmen sağduyulu halkın sayesinde olaysız geçmektedir. Bugün bir provokasyon oldu, onu da yapan ülke başbakanıdır. Eğer ki polise orantısız güç kullanma emri vermezse biz demokratik hakkımızı kullanır, polisimize çiçeklerimizi verir evlerimize dağılırız, bu kadar basit.

      Sil
  2. Şunuda ekliyim ortamı geren ayrışmayı yapan başbakan belki bölünme ortamı oluşturmak istiyordur .500 Bin adamda ben dökerim sokağa diyor bu nedemek iç savaş .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başkaları senin öfkeni yönlendirip başk amaçlarda kullanıyor

      Sil
    2. basbakana gerek kalmadı ki sen başlamışsın zaten bölücülüğe... sen ve senin gibiler.. yazıklar olsun size bir de atatürkün izinden yürüyoruz dersiniz.. bari kabirde rahat bırakın adamı kemikleri sızlıyor sayenizde...

      Sil
  3. Kinin, nefretin gözünü kör etmesin. Mesele tayyip, ahmet, mehmet meselesi değil. mesele vatan meselesi. hala görmüyor musunuz gariplikleri? hala görmüyor musunuz tüm dünya basınının nasıl aynı anda organize olduğunu deyimi yerindeyse 'gazladıklarını'. Düşmanımın düşmanı dostumdur mu diyeceğiz? Garip şeyler oluyor kardeşlerim, garip. Fakat anlaşılmayacak kadar güç değil. Kinimizi, nefretimizii bir kenara bırakalım alet olmayalım.

    YanıtlaSil
  4. Kandırılmış Zihin3 Haziran 2013 00:00

    "Kürt kökenli Türk"e kadar güzel komploydu. Ama ordan sonrası olmadı hacı. Gerçi senin mantığa göre; dersim diyenin, roboski'nin hesabını soranın bu eylemlere katılması doğal. Yani bizim için sıkıntı yok. Kandırılanlar düşünsün :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ulusal birliği ve ülkenin bölünmez bütünlüğünü yıkmaya yönelik girişimler vardır ve dış destekleri arkasına almıştır. Geçmişte de böyledir. Sen buna "resmi ideoloji komplosu, jitemci kafa" falan diyebilirsin. Ama olan bu. Tartışma çok uzun. AB ilerleme raporlarında PKK'lılara neden sürekli sahip çıkıldığından ve "anadlde eğitim"in şart kılındığından gireriz, İstanbul'a "konstansinopolis" denilip denilmemesi gerektiğinden çıkarız. Oysa konu Gezi Parkı. Sen yoluna ben yoluma.

      Sil
  5. tamam 2-3 ağaç için oraya çıkmadın ama neyle oraya çıktın bil. ona göre davran. onların oyuna daha fazla alet olma

    YanıtlaSil
  6. akp'nin küresel bir proje olduğunu yazmışsınız. ve akp de kendine biçilen rolü iyi oynuyorsa neden şu an ortadan kaldırılıyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İki söz vereyim ilkin:

      "Kuklacıların en önemli taktiklerinden biri kukla değiştirmektir."
      Oktay Sinanoğlu.

      "ABD'nin kuklası olan hiçbir lider yoktur ki normal yollarla iktidarını kaybetsin."
      Cengiz Özakıncı

      ***

      Sorunun pek farklı yönden yannıtı olabilir.

      -Sadece AKP'ye rol biçilmedi. İçeride kukla olan, kuklaların denetiminde olan pek çok kişi-kurum var. Örnek mi? Sarıgül, YCHP, kısmen MHP.
      -Küresel çete tek sesli bir yapı değil. Herkes ulus devletlerin yıkılmasını istiyor ama kimi kısa vadede kendi çıkarına uygun operasyonlar düzenleyebiliyor. Meselâ silah tüccarlığından zengin banker, "bi (iç-dış) savaş çıkarayım da kârım artsın" diyebilir. Veya başka bir grup "şu kukla grupla iyi ilişkilerimiz var, bunlar yönetime gelmeli" diyebilir.
      -AKP'yi oraya koyan kişilerin yol haritasında bir dönemden sonra AKP'nin yıkılması da vardır. Çeşitli senaryolar hazırlanmış olabilir. Misâl, ülkenin bölünmesi için hükûmetin düşmesi ve PKK'nın şehirleri ele geçirip otorite boşluğunu doldurması. Varsayımsal bir örnek sadece.

      Sil
  7. onun bunun desteklemesi dünya basınının olaylar belli bir aşamaya geldikten sonra gazlaması direnişin haklılığına gölge düşürmez!. Yabancı devletler kendi çıkarlarını düşünerek birtakım işlere karışabilirler ama bu eylemler 10 yıllık baskıcı rejimin artık inanılmaz derece riyakar ,ben bilirimci , tavrından dolayı bu duruma geldi. türk halkını oyle 3-5 devlet ayaklandıramaz. türkler ayaklandımı neler olur az tarih araştırın öğrenin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "AKP her geçen gün otoriterliğini arttırmış, muhaliflere yönelik baskıyı dünyada az görülmüş bir şiddetle sürdürmüştür. Gerçekten demokrasi, özgürlükler, insan hakları kısıtlanmıştır." dedik biz de, elbette biriken öfkenin patlaması oldu bu.

      Direnişin haklılığına gölge düşürmez tabiî ki hiçbir şey. Son iki paragrafı lütfen bir daha okuyun. Tepkiyi KULLANMAYA çalışanlara izin vermemeliyiz diyorum.

      Sil
  8. Michael sikkofielda mı özendin oç

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Adsız", İnci Sözlük üyesi değilim, İnci Sözlük'ün kimi üyelerine özenen ve birbirine ana avrat küfreden yeni yetmelerden de değilim. "oç" sözcüğünü burada kullanma.

      Her araştırma yapan, -amacı- gizli örgütlerden bahseden M. Sikkofield'a özenmiş oluyorsa yandık!

      Sil
    2. Bu adamın tarzını sevdim, fikrin oldukça mantıklı dostum benzer şüphelerim vardı parçalar biraz daha bireşti.

      Sil
  9. ilkokul 4 styla komplo teorisi aq

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. inci styla terbiyesizlik. siktir git ne olur.

      Sil
  10. Baştan sona haklı olduğunuzu düşünüyorum. Başbakanın bu kadar kışkırtıcı konuşmaya devam etmesi, bütün bu güzel insanların ve bu güzel eylemin gün geçtikçe başka amaçlar için kullanılmak istendiğini düşündürdü bana ve aynı şekilde occupy turkey hashtag i benim de dikkatimi çekti. hemen türk baharı denmesi filan. federasyon için zemin hazırlama planının parçası yapılmaya çalışılıyor bu isyan, yüzlerce provokatörle. Ama bu nasıl durdurulur bilmiyorum. Milliyetçilik, kemalizm ile olacak iş değil. provokatörleri ayıklamak gerek. çünkü herhangi bir ideolojisi olmadığı için güzeldi bu eylem.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. özellikle türk baharı denilmesi çok rahatsız edici.arap baharının neler getirdiği vede kimler tarafından getirildiği ortada .AB ÜLKElERİNİN VE AMERİKAN MEDYASININ Türkiyede onca olumsuz olaylar olurken hiç haber yapmak yorum yapmak yanımızda olmak aklına gelmemişti şimdi hepsi koruyucumuz oldu.neden???????Bu haklı direnişin AB VE AMERİKA TARAFINDAN KENDİ AMAÇLARI DOĞRULTUSUNDA YÖNLENDİRİLİP kullanılmaması için çok dikkatli olmalıyız .

      Sil
    2. Teşekkür ederim.
      Milliyetçilik ve Kemâlizm hakkında olumsuz düşünüyorsanız, adına "milliyetçilik" veya "Kemâlizm" demeden milliyetçi ve Kemâlist önerilerde bulunayım: TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE diye ortaya çıkalım! Taksim'de ABD karşıtı sloganı ilk biz atalım!

      Sil
  11. Bir durup düşünmemi sağladın yalan değil.Peki ne yapacağız amk?kendi ülkemizde uzaylı gibi yaşıyoruz senelerdir.Kendi inancımı(inançsızlığımı daha doğrusu)bile ifade edemiyorum dost meclisleri dışında.Ne var ne yok peşkeş çekildi gözlerimizin önünde beş para etmez insanlara.Katlanamıyoruz artık.Sokağın tadını aldı insanlar bu saatten sonra duracaklarını sanmıyorum ben de duracak değilim açıkçası ha bu olayların sonucu tayyibin düşeceğine falan da hiç ihtimal vermiyorum.nereye varır sonu onu da bilmiyorum.zaten bu yazdıkların doğruysa yapacak pek de bir şey yok

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapacak çok şeyimiz var: Ne ABD ne ABD, TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE diye Taksim'e çıkmak!

      Sil
  12. Facebook grubu fotoğrafını değiştirdi!?

    YanıtlaSil
  13. NEDEN GEZİ PARKI? NEDEN TOPÇU KIŞLASI?
    BURANIN TARİHÇESİ... BİLMEYEN KALMASIN!!!
    Topçu KIŞLASINI yeniden yapma HEVESİNİN nerden kaynaklandığını öğrenmek için buyurun, Prof Dr. KEMAL ARI’NIN yazısını okuyun…
    TOPCU KIŞLASI MI DEDİNİZ?
    GEZİ ALANI MI, TÜRK BAHARI MI?
    (-Yoksa Derdiniz, 31 Mart İrtica Olayı’nı İhya Etmek mi?)
    İstanbul Gezi Parkı’nda tarihi bir yermiş.
    Ne varmış orada:
    Başbakan söylüyor:
    Oranın tarihini biliyor musunuz?
    Evet, biliyoruz.
    Orasının tarihi, gerici bir kalkışmanın merkezi; 31 Mart Gericilik Ayaklanmasında, şeriat isteriz nidalarıyla sokaklara dökülen softaların, alaylı askerlerin, “Mektepli Subaylara Ölüm!” diye tekbirler atarak, ölümüne üzerlerine yürüdükleri, gördükleri yerde çağdaş eğitimle eğitim görmüş subayları tepeledikleri yer…
    Sultan İkinci Abdülhamit, hep büyük vehimler içinde, kendi yönetimine karşı yeni bir kalkışmanın başlayacağından korkuyordu.
    Genç subaylar bir yıl önce büyük bir kalkışmaya yönelmiş; Sultan’a zorla 1876’da kaldırdığı Anayasa’yı yeniden uygulamaya koydurmuşlardı.
    Ordu, modern eğitimle yetişsin diye reform hareketlerinin yapılmaya çalışıldığı bir dönemdi.
    Bu gelişmelerden, Said-i Nursi, Derviş Vahdeti gibi dönemin gerici söylemine sahip kişiler; okullu subaylara karşı halkı ve alaylı subayları kışkırtan yazılar yazıyor; kadınların artık açılmaya başladığından, ahlakın bozulduğundan, dinin elden gittiğinden söz ediyor ve sultanı yeniden şeriat hükümlerini uygulamaya çağırıyorlardı.
    Böyle bir aşamada Abdülhamit, Topçu Kışlası’na Alaylı topçu subaylarını ve askerleri yerleştirmiş, onlar sayesinde kendini güvencede duymak istemişti.
    Ancak gün geldi; 31 Mart 1909 günü, dananın kuyruğu koptu. Topçu Kışlası’ndan çıkan Alaylı subaylar, kimi dinci kişi ve grupların da katılımıyla “Şeriat Elden Gidiyor” diye bağırmaya, gördükleri mektepli subayları öldürmeye, pek çok yeri yağmalamaya başlamışlardı. İstanbul, bir süre sonra onların eline geçti.
    Olayları yatıştırmak için Sultan hiçbir şey yapmadı.
    Sonunda Selanik’te merkezi bulunan Hareket Ordusu İstanbul’a doğru harekete geçti. İstanbul’da kanlı çarpışmalar olduktan sonra, Hareket Ordusu olaylara hâkim oldu.
    Bu ordunun kurmay heyeti arasında Mustafa Kemal Atatürk de yer almıştı.
    İstanbul'a hakim olan Hareket Ordusu, olayların merkezi olan Topçu Kışlası’nı yoğun bir top ateşine tutarak yerle bir etti.
    Tarihte bir ibret levhası olarak yer almış olan Topçu Kışlası, bu top atışından sonra artık bir moloz yığını haline gelmişti.
    Yıllar boyunca, tam 30 yıl bu halde kaldı.
    Kimi yerleri ufak tefek onarımdan geçmiş; değişik amaçlarla kullanılmıştı.
    Bu görüntü, 1940’lara kadar bu biçimde kaldı. 1940’lı yıllarda, yeniden düzenlenen alanda, halkın rahatça gezebileceği yeşil bir park yapılmak istendi. Böylece, çok eskiden bir Ermeni Mezarlığı olan ve 1780’de kışla haline getirilen alan, 1940’da Modern Cumhuriyetin bir mirası olarak sonraki kuşaklara kaldı.
    İş burada kaldı mı?
    Hayır…
    Pek çok tarihsel olaya tanıklık eden Taksim; uzunca zaman Türkiye’de İslamcı Siyasetçilerin; cami yapılacak bir alan olarak görüldü ve bu bata Necmettin Erbakan olmak üzere pek çok İslamcı siyasetçi için bir hedef haline geldi.
    Taksimin yıkılması ve yerine bir cami yapılması düşüncesi; uzunca zaman ülkenin gündemini meşgul etti.
    Bugün de temsil ediyor.
    Az önce TV’den küçük bebeklerin polis gazından havasız kaldıklarını, çok sayıda kişinin ağır gaz nedeniyle hayati tehlike yaşayacak kadar kötü durumda olduğunu… Harbiye Orduevi’nin ve otellerin gazdan etkilenen sivil halka kapılarını açıp gaz maskesi taktıklarını; en içimi yakan da iki kız öğrencinin, yüzlerinde patlayan gaz bombaları nedeniyle gözlerinin çıktığını öğrendim…
    Ne güzel değil mi?
    Ne günlere kaldık…
    Türkiye’de medya hala suskunken; Danimarka Televizyonu gibi yabancı televizyonlar; “Türk Baharı” diye yayınlar yapıyorlarmış…
    Yakıştı mı?
    İçimize sindi mi?
    Vicdanlarımız rahat mı?
    Tarım, Sen Yüce Türk Milleti’ni koru…

    YanıtlaSil
  14. SIZE SÖYLIM OLMASI GEREKENI ASKER DAIMA HALKIN YANINDA TSK YI YIPRATTILAR KOMUTANLARI ICERI TIKARAK FAKAT TAM SIZAMADILAR O YÜZDEN HALK LA ASKERIN ARASI BIRAZ KOPUK ASKER DE NE YAPCAGINI BILMIYOR CÜNKI O NE YAPACAGINI COK IYI BILEN PASALAR KURMAYLAR ICERIDE: BÖYLE DURUMLARDA ASKER EL ATAR DURUMA POLIS DEGIL: TEK CÖZÜM POLISIMIZI F TIPI POLISLERE RAGMEN HALKIN YANINA CEKMEK; O ISI OLDUMU HERSEY CORAP SÖKÜYÜ GIBI ACILIR VE TABIKI IS BITMIS OLMAZ AMA BU AKP FASIZMINE COK BÜYÜK VE ETKILI DARBE OLUR VE ARTIK GÜVENDE OLMADIKLARININ FARKINA VARIRLAR! EN AZINDAN ASKERDE POLISDE MILLETININ YANINDA SAF ALMAYA BASLAR:

    YanıtlaSil
  15. Greenpeace in twitter logosunda da aynı yumruk var..

    YanıtlaSil
  16. yumruk genel olarak direniş simgesi zaten."rage against the machine" de aynı logoya sahip.pek çok farklı grup tafarından kullanılmıştır.çok güzel bir araştırma ancak bunu söylemeden edemem.yüksek bir doğruluk payına sahip olduğu kadar yanlış olma ihtimali de var ancak.

    YanıtlaSil
  17. * 'ABD'nin ve küresel sermayenin siyasi amaçlarına uygun siyasi değişimler tertipleyen OTPOR/CANVAS' ile 'Occupy Wall Street ardındaki OTPOR/CANVAS' iddialarınız birbiriyle çelişiyor. İzahata muhtaç olan: Birini yapan, neden öbürünü yapsın? Occupy Wall Street hareketinin ardında, Amerikan ekonomisinin kötü gidişatına ve ilgili politikaların halkta yarattığı rahatsızlığa dair en az 2-3 yıllık bir öykü var. Kaldı ki Occupy Wall Street hareketi de katılımcıları da, FBI ve İç Güvenlik Bakanlığı tarafından yakın takibe alınmıştı terör bahanesiyle. Hal böyleyken, Occupy Wall Street, Amerika ve küresel sermayaye hizmet eden OTPOR/CANVAS'ın bir ürünüydü demek mantıklı değil. Ya 'occupy' meselesine ya da OTPOR/CANVAS'a bakışınızı gözden geçirmeniz gerekir.

    * Gezi mücadelesini ve zamanlamasını 'Norveç televizyonu, BBC, CNN vs daha önceki toplumsal olaylarda neredeydi?' minvalinde sorgularken, dünya basınının, aslında verdiğiniz hemen her örneği takip ettiğini göz ardı etmişsiniz. Sizin isteyip beklediğiniz türden olmamış olabilir ama Silivri'deki gazetecilerin durumundan göz altındaki öğrencilere dek pek çok konuya ilişkin oldukça kapsamlı yazılara, dış basında rastlamak mümkün. Örneğin Başbakan'ın Amerika ziyareti sırasında 'Erdoğan, Suriye'den önce, Türk basınındaki sansür, işten çıkarma ve hükümet baskısını izah etsin. Silivir'de yatanlar ne olacak?' şeklinde son derece kapsamlı bir yazı çıkmıştı Foreign Policy'de. Kısaca, dünya basınını gerçekten takip etmek gerek bu tür bir refleks tepki vermeden önce. Elbette, şu son 6 gündür yaşananlarla, verdiğiniz örnekler arasındaki farkı görmüyorsanız, o başka. Yüzbinlerce insan gece gündüz gazlanıyor, balkonlara biber gazı atılıyor, bugün 2 kişi öldü.

    * Taksim'de ya da Kızılay'da ya da Gezi Parkı mücadelesinin sürdüğü herhangi bir meydanda, "Ne ABD Ne AB Tam Bağımsız Türkiye" sloganı atmanın, çok anlamlı olduğunu düşünmüyorum. Bunun, yazınızda bahsettiğiniz tehliklere deva olacağını da düşünmüyorum. Otoriter hükümetin polis devletine karşı tepkimizi koymak için sokaktayız. Öncelik budur.

    * Provokatörleri ayıklayalım, oyuna gelmeyelim tabii. Ancak oyun ve provokasyon, siyesetin doğasında var. Çözümse komplo teorilerinde ya da slogan kamplaşmalarında değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. - "Wall Street'i İşgâl Et" eylemi küresel sermaye içindeki farklı grupların birbirleriyle olan çatışmalarından doğmuştur diye tahmin ediyorum. Belki de "bahar" havası dinmesin diye heyecanı Amerika'ya da taşıyıp uluslararası bir "dayanışma" oluşturmak içindi... Tabiî kontrollü bir dayanışma. Wall Street'te öne çıkan İvan Maroviç, OTPOR liderlerinden biridir. Yukarıdaki şu resim WS elyeminin logosu: http://1.bp.blogspot.com/-PEfyHIMZ_fo/UaqGhO0fg_I/AAAAAAAAAMg/COKNp18jO5U/s200/otpor+wall.jpg Globalresearch'ten Prof. Chossudovsky yazmıştı: http://www.globalresearch.ca/occupy-wall-street-and-the-american-autumn-is-it-a-colored-revolution/27053 Resimlerin de pek çoğunu oradan almıştım.

      - Silivri vb. eylemlerde Batı hiçbir zaman eylemcilere sahip çıkmadı. AKP'yi "basın özgürlüğü" konusunda eleştiren kimi yazarlar ve zaten AKP ile arası açık olan kimi AB Parlamentosu üyeleri, AB ülkelerindeki yazarlar bahsetmiş olabilir. Uluslararası kuruluşlardan (ABD'nin fonladığı "sivil" gruplar) kaç tanesi Silivri'ye geldi? OTPOR neden 29 Ekim'de biber gazlarına boğulan Türk milleti için destek vermedi? Ha, yabancı basını sık olmasa da ara sıra izliyorum. Örneğin Atlantic Council'in şu yazısı "Askerlerin tutuklanması çok yi" (kabaca) diyordu: http://www.acus.org/new_atlanticist/erdogan-consolidates-civilian-rule-turkey
      Olayın ilk gününden itibaren uluslararası af örgütü olaya müdahil olduğunda, yabancı ülkelerdeki gençlerin videosu yayına koyulduğunda henüz 31 Mayıs saat 19'dan önceydi ve olayların büyüklüğü ve vehameti Silivri, 29 Ekim olaylarının çok ötesinde değildi.

      - Yazıda tepkilerin ABD çıkarları doğrultusunda kullanılması tehlike olarak gösteriliyor. Siz de "Ne ABD ne AB, Tam Bağımsız Türkiye" sloganının buna "deva" olacağını düşünmüyorsunuz. Peki ne deva olabilir buna? "We Love You Obama" falan diye bağırmak mı? Öncelik diktatör hükûmettir ama bağımsızlık sağlanmadıkça bir diktatör gidince yerine başka bir diktatör rahatlıkla geçecektir. Bugün yaşadığımız sorunların temelinde bağımsız olamayışımız var. Bu göz ardı edilirse değişen bir şey olmaz. Sermaye yine kendi adamını seçtirir, Gezi Parkına dokunmaz, başka parka dokunur, yine rantını sağlar.

      - "Ne ABD ne AB, TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE" kamplaşma yaratmaz. Provokatörleri, ajanları ayıklar.

      Sil
    2. Yukarda yazdığınız cevabın yine pek çok sıkıntılı tarafı olduğunu düşünüyorum. Kısa tutmaya çalışarak:

      * İlk paragrafınızda, "Wall Street'i İşgâl Et eylemi küresel sermaye içindeki farklı grupların birbirleriyle olan çatışmalarından doğmuştur diye tahmin ediyorum." yazmışşınız. Tahmin yürütmek yerine Occupy Wall Street hareketinin tarihine ilişkin farklı farklı kaynaklardan okuma ve araştırma yapmak çok daha yerinde olacaktır. Zira tahminlerle sosyal/politik eleştiri olmaz, olsa olsa komplo teorisi olur. Komplo teorileri de, malum, totolojik retorikle sınırlı kalmaya mahkumdur.

      * Cevabınızın 2. paragrafında verdiğiniz New Atlanticist linkindeki makaleyi okudum. Makaleden "askerlerin tutuklanması çok iyi" manasını çıkarmak, sizin de bizzat yazdığınız gibi, çok kabaca bir okumaya işaret ediyor. Özetlemeye gerek var mı bilmiyorum, ama yazar, kısaca Türkiye'nin darbe geçmişiyle hesaplaşmasının önemli olduğunu vurgulamış. Sizin katılmadığınız ya da sorunlu bulduğunuz her görüşü, Amerika ve küresel sermayenin Türkiye için kurduğu kötücül planlara hizmet ediyordur diye değerlendirecekseniz, dış ya da iç basını takip etmenizin bir anlamı kalmıyor zaten. Ben size, basit bir google aramasıyla bile, TR'deki pek çok güncel siyasi gelişmeye ilişkin, akıl ve vicdanla yazılmış makale bulmanın mümkün olduğunu söylüyorum. Siz, sadece siyaseten katılmadığınız yazılar (aslında tek 1 yazı) üzerinden bir genelleme yapmaya çalışıyorsunuz. Mantıklı değil.

      * Ben kaç gündür eylemlere katılıyorum, daha "We Love You Obama" diye bağıran kimseyi görmedim. Benim de önceki yorumumdan böyle bir öneride bulunduğumu ima ediyorsanız, okuduğunuzu anlama sıkıntısı çektiğinizden şüphe edeceğim. Eylemlerde partizan ya da ideolojik içerikli hiçbir slogana prim verilmediğini gözlemlemekteyim. Kimse kimsenin sloganından rahatsızlık duymuyor, saygıyla dinliyor, katılıyor veya katılmıyor. Ancak gösterilen kitlesel tepki, gücünü, iç siyaset reflekslerinin çok üstünde, çok temel bir yerden alıyor. Otoriter hükümetin polis devletine karşı direnmek için kimsenin ülke bağımsızlığını feda ettiği yok, rahat olun.

      * Son olarak, provokatör ve ajanlar biz hangi sloganı atarsak atalım, maalesef ortalığı karıştırma girşimlerini sürdüreceklerdir. Çöpleri toplayan, kırıp dökmeye yeltenenleri durduran, taş atanları ikaz eden, kışkırtıcılara karşı, öndeki veya gerideki grupları uyaran direnişçiler, provokatörleri ve ajanları ayıklamakta, slogancılardan çok daha gayretli ve çok daha başarılılar. Fikri düzeyde verilen mücadelede de durum farksız değil.

      İyi akşamlar.

      Sil
    3. - Ben "bağımsızlığa düşman odaklar tarafından yönlendirilmemek için TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE anlayışı öne çıkarılmalı" anlamında bir cümle kullandım. Siz, bu amaç için bu sloganı atmanın yarar sağlamayacağını (dert-deva) yazdınız. Ben de buna şaşırarak "E o zaman bağımsızlığımızı TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE değil de 'We Love You Obama' gibi bir şey mi koruyacak?" diye yanıtladım. Sizin öyle bir öneride bulunduğunuzu ima etmedim. Kimsenin "We Love You Obama" diye bağırdığını da söylemedim... Eğer Taksim Meydanından bahsediyorsak izlenimleriniz büyük ölçüde yanlış. Genel destekçisi 100'ü, adını duyan kişi sayısı 500'ü bulmayan gruplar tüm güçleriyle, afişleriyle, ekipleriyle Taksim'e gelmişler, her tarafa kendi flamalarını, afişlerini doldurmuşlar. SYKP, ESP, falanca devrimciler, pişmanca cephesi diye bir yığın Kürtçü sol grup reklamını yapmak için Gezi Parkı eyleminin büyümesini fırsat bilmiştir. "Otoriter hükümetin polis devletine karşı direnmek için kimsenin ülke bağımsızlığını feda ettiği yok, rahat olun." yorumu, eylemlerin bağımsızlığa düşman dış destekli örgütler tarafından denetim altına alınması amacının olmadığını peşin hüküm olarak kabûl ediyor. Hattâ Türkiye'nin bugünkü durumuyla bağımsız olduğunu kabûl ediyor. (Çünkü feda edilecek bir bağımsızlıktan çok "kazanılmayacak" bir bağımsızlık söz konusu.) Hâlbuki birinci kabûl yanlış. İkincisi yanlış oğlu yanlış!

      - "Siz, sadece siyaseten katılmadığınız yazılar (aslında tek 1 yazı) üzerinden bir genelleme yapmaya çalışıyorsunuz. Mantıklı değil."... Siz 1 (bir) örneğin adını vermişsiniz, ben de 1 (bir) örneğin adını vermişim. Ve ikimiz de "ve başka yazılar da var" demişiz. Öyleyse sizinki de mantıksız. Ayrıca "Uluslararası kuruluşlardan (ABD'nin fonladığı 'sivil' gruplar) kaç tanesi Silivri'ye geldi? OTPOR neden 29 Ekim'de biber gazlarına boğulan Türk milleti için destek vermedi?" sorularımı da es geçmişsiniz. "Türkiye'nin darbe geçmişiyle hesaplaşmasının önemli."nden bahsedildiğini söylemişsiniz ama bu davaların da zaten "darbe geçmişiyle yüzleşme (/darbeci çeteleri temizleme)" adı altında TSK üzerinde bir operasyon olarak yürütüldüğünü görmezden-bilmezden gelmişsiniz.

      - İlk paragraftaki yoruma gelince... OTPOR/CANVAS'ın ABD denetiminde olduğundan eminim. Ivan Marovic'in OTPOR/CANVAS'ın liderleri arasında olduğundan eminim. Ivan Marovic'ın WS eylemlerinin önderlerinden olduğuna eminim. Dolayısıyla WS eylemlerini ABD denetiminde olduğundan eminim. Zaten sır değil. CANVAS'ın sitesinde "dış bağlantılar" bölümünde Freedom House gibi kurumların yer aldığını belirtmiştik. Diğer ikisi de pek çok ulusal-uluslararası haber kaynağında yer alan şeyler.

      Sağlıcakla...

      Sil
    4. N, dostum yazdıkların için like butonunu aradım, bulamadım

      Sil
  18. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. la bi siktir git. madem SENİN amacın o ağaçlar, ali ağaoğlu ormanları kestirip site kurduğunda, yeni köprü için ağaçlar kesildiğinde, yeni havaalanı için ağaçlar kesildiğinde neredeydin iki yüzlü herif? halkın amacı ülkede olanlara bir dur demek, seninkini bilemem.

      Sil
  19. ulan dışardan ne destek varmış? naptı olm bu dış güçler? ben niye göremedim taksimde dış güç? oraya gidenlerin çoğu öğrenci, bütün itü orda mesela. tüm arkadaşlarım. hepmizin tek istediği zulme karşı koymak. tank top mu verdi lan dış güçler? mesela gazlamalarıyla, gazlasın yabancılar bizi.olur, çok güzel olur. büyüsün herşey, yıkılsın iğrenç planlarınız tepenize. ha bu arada 'dış güçler' bizi gazlıyor ya, buyrun siz de gelin taksime biraz da siz gazlanın, biberli olandan.götünüzün üstünden konuşmayın.delikanlı olun biraz.elinizi vicdanınıza koyun, gelin gezin gerçekleri görün.sağda solda gördüğünüz yalancı medya haberlerinin gazına gelip atıp tutmayın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Pasif", üstteki küfürlü yorumunu sildim. Burada insan gibi fikir alış verişi gerçekleşsin diye yorumlarda bulunuluyor. Küfür edeceksen def ol! "buyrun siz de gelin taksime biraz da siz gazlanın,"... Ne kadar gaz yediğimi ben bilirim, bilmediğin-tandımadığın olaylar hakkında atıp tutmak için facebooku kullanabilirsin. Burası öyle bir yer değil.

      Sil
  20. geziparki Planı AKEPE'nin ülkeyi İç savaşta göstererek;BM ve NATO eliyle Yeni Anayasa ve The Süreç'i tamamlamasıyla bitebilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Responsibility to protect" kapsamına girmesi için bir bölgede silahlı olaylar olması gerek Serdar Bey. Ama Tayyip öyle bir şey amaçlamaz, çünkü her kukla, koltukta kalmak artıyla kuklalık yapar. Koltuğu bırakmak istemez bile bile. AKP isterse bu süreci tırmandıran polisleri geri çeker. Neden çekmiyor? İşlerin daha da çatışma durumunu alarak BM'nin bölgeye müdahalesi için mi? Ama o zaman AKP de biter. İntihar etmek istemezler bence bile bile.

      Sil
    2. Yeni Anayasa ve the süreçle plânlanan şeyler yapılabilir BM-NATO müdahalesinden sonra, ama AKP değil BKP, CKP falan yapabilir. AKP yapamaz. Çünkü bitmiş olur.

      Sil
  21. Seattle 99'da Dünya Ticaret Örgütü'ne İSYAN SAVAŞ PLANI UYGULANIYOR.
    Eylem Gayri Milli olarak başladı,Millileşerek devam ediyor!
    Polis ve Akepe ;ÖSO,AKEPE militanlarını ve sivil polisleri de dahil ederek,içinde pkk'lı ve yasadışı örgütler de kullanılarak provakasyonlar yapılıyor...EYLEM ISRARLA GAYRİ MİLLİ GÖSTERİLEREK BULANDIRILMAYA ÇALIŞILIYOR!
    AKEPE YENİ ANAYASA VE THE KÜRTÇÜ SÜREÇ KARŞI OLAN TÜRK MİLLETİ İÇİN SIKIYÖNETİM İSTİYOR!
    TPAO ÖZELLEŞTİRİLİP,ÖZEL KUVVETLER KOMUTANLIĞI,SEFERBERLİK TETKİK KURUMU VE TSK'NIN (JANDARMA VE SINIR GÜVENLİK MÜDÜRLÜĞÜ)BÖLÜNEREK TASFİYE EDİLMESİ PLANLANIYOR!
    ABD İSE AKEPE'NİN SÖZLERİNİ TUTAMADIĞI İÇİN BU EYLEM YOLU İLE ABA ALTINDAN TÜRK BAHARI SOPASINI GÖSTERİYOR!
    ABD,AKEPE'YE YERİNİZE ÇOKTAN YEDEK BİZİM ÇOCUKLARI HAZIR ETTİM DİYOR.
    BU EYLEMLE ABD'CE AKEPE'NİN SINAV VE SAĞLAMASININ YAPILMASI HEDEFLENİYOR.
    SONRASI, BÖLGESEL İSYAN HAREKETLERİNE KARŞI ÖN ALIŞTIRMA YAPILIYOR!
    PARANTEZ İÇİNDE ABD'NİN KİMLERLE ANLAŞTIĞI VE SONRASI MERAK EDİLİYOR!
    ANCAK EN ÖNEMLİSİ;TÜRK MİLLETİ TUZAKLARDAN NASIL KURTULACAĞINI İYİ BİLİYOR!

    YanıtlaSil
  22. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  23. "TÜRK MİLLETİ TUZAKLARDAN NASIL KURTULACAĞINI İYİ BİLİYOR!" bunu açıklar mısınız? süper beyin takımlarla ülkeleri çökertmeye,sömürmeye kafa yoran şerefsizlere karşı biz halk olarak neler yapabiliriz?

    YanıtlaSil
  24. Şahane S. Müftüoğlu3 Haziran 2013 12:07

    Görüşlerinize katılıyorum, tespitleriniz çok doğru ve yerinde.

    Çalışmalarınızın devamını dilerim. İnsanların değerli ve aydınlatıcı bilgilere çok ihtiyacı olduğu bir dönem.

    Saygılar

    Şahane S. Müftüoğlu

    YanıtlaSil
  25. bence olayın farklı bir boyutunu yakalamışsınız ki halk gücü gerçekten kontrol edilemez bir güç ve her halk hareketi daha iyi sonuçlarla sonuçlanacak diye bir şey yok çünkü ne yaptığını bilmeden yapılan her hareket birileri tarafından yaptırılan bir harekettir benim görüşüm. Ordaki insanların çoğu gerçekten hakkını koruyan ve belli noktalarda haklı sebepleri olan insanlar ama eğer farkında olmadan yönlendiriliyorsanız ki eğer geleceğini düşünen birisi olduğunuzu iddia ediyorsanız bu ihtimalide göz önünde bulundurmalısınız, bunu yapmayıp sadece hadi ordan biz orda şunu koruduk bunu yaptık bizim ebemizi bellediler filan derseniz kendinizle çelişirsiniz. Olayın her yönünü oturup tartışmak esası buna dayanır. Halk gücü güçlü bir akarsu gibidir önünde duranları yıkan ama akıllılık edip sadece yönünü değiştirmek isteyenlerin yönlendirmesine açıktır.

    http://www.nsahinbay.com/2013/06/taksim-gezi-park-ve-ckarlacak-dersler.html

    YanıtlaSil
  26. Yukarıdaki yazı için teşekkür ediyor bu kadar açık ve mükemmel tespite ekleyecek hiçbir şey bulamıyorum.sadece kısaca 300 sene önce yazılmış sion protokollerinin ''küresel yahudi sermayenin'' dünya üzerinde yürüttüğü ve adım adım uygulandığını gördüğümüz birkaç maddesini eklemek istiyorum.

    ''Hükümetlere uzun vadeli faizsiz kredi verin.
    Hükümetler ve herkes için kötü tavsiyeler verin.
    Sonunda hükümetler ve halk arasında karmaşa çıkarttırın.
    Yahudi olmayanlar kendi hükümetlerine okadar kızacak,okadar bıkacak ki,
    İdareyi bize seve seve ,isteye isteye devredeceklerdir.ve dünyanın kralı olarak davud'un
    soyundan birini atayacağız ve insanlar boyun eğerek onu övecekler ve onun görkemli
    egemenliği altında ittaatkar köleler olarak bizim için yaşayacak ve bize hizmet edecekler.''


    BU BÖLÜMÜN KISACA ÖZETİ:

    Önce sosyalist kuralları gösterip,sonra despotizmle değiştirin.
    Bize kuvvet hakkı dışında,tüm hak ve hürriyetleri yok edin.
    Onlarla işiniz bittiğinde kullandığınız insanları kurban edin (gerektiğinde yahudiler dahi)
    Aldatmayı yayın ve aklı yoketmek için eğitim sistemini kontrol edin.
    Bizim yararımıza olarak tarihlerini yeniden yazın.
    Medyanın kontrolunu elinize alın ve planlarınız için propoganda olarak kullanın.
    Heryere bizim ajan ve yardımcıları yerleştiren.
    Eğlenceli,dikkat dağıtıcı programlar oluşturun.
    Başarılı insanlara itiraz edin karalayın,iftira edin,komplolarla küçük düşürün.
    Farklı ırklar farklı sınıflar ve dinler arasında kavgalar başlatın.
    Rüşvet verin ve daha sonrada devamlı şantaj yapın.
    Hükümetlere santaj yolu ile kontrol edilebilir,kişiliksiz kukla liderler tayin edin.
    Pislik ve sapıklıkla zihinlerini bozun.
    Herşey ve servetler üzerinden kademeli vergiler çıkartın.
    Spekülasyonlarla yatırımları değiştirin
    Hükümetlere uzun vadeli faizsiz kredi verin.
    Hükümetler ve herkes için kötü tavsiyeler verin.
    sonunda hükümetler ve halk arasında karmaşa çıkarttırın.
    yahudi olmayanlar kendi hükümetlerine okadar kızacak,okadar bıkacak ki,
    idareyi bize seve seve ,isteye isteye devredeceklerdir.ve dünyanın kralı olarak davud'un
    soyundan birini atayacağız ve insanlar boyun eğerek onu övecekler ve onun görkemli
    egemenliği altında ittaatkar köleler olarak bizim için yaşayacak ve bize hizmet edecekler.
    SİON PROTOKOLLERİ KISALTILMIŞ ÖZET.

    sevgi ve saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kısacası paranın sahipleri mason ya da yahudi ya da her kimse dünyanın yönetiminde öyle ya da böyle etkinler

      Sil
  27. occupy turkey ile bağlantılarınız çok açıklayıcı teşekkürler.Bilineni kanıtlamışsınız.
    Bu da benim 3 gün önce eylemin başlarında yazdığım yazı

    http://www.kahveagzi.blogspot.com/2013/05/polis-devleti.html

    YanıtlaSil
  28. Kesinlikle ve kesinlikle bu hareketin sonu sizin de dediğiniz gibi Tam Bağımsız TÜRKİYE olmalıdır.Maalesef bu görüşü twitterdan yayamıyorum ve büyük olayların olduğu şehirlerden de uzağım.Umarım yağmurdan kaçarken doluya tutulmayıp, bu düşüncenin bilincinde oluruz.

    YanıtlaSil
  29. adresimi tekrar ekliyorum saygılar https://www.facebook.com/pages/PAN-Doran%C4%B1n-Kutusu/246711675399723?ref=tn_tnmn

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sayfanızı beğendim.
      Selâmlar, iyi çalışmalar.

      Sil
  30. Seni seviyorum Nurzelal <3

    YanıtlaSil
  31. Anarşizm düşmanlığı... Etnisiteden korkmak...Herşey bir arada... ABD'nin (Muhafazakar uyduruk bir ülkenin) Rotschild'lerin Avrupa'nın dünyayı ele geçirdiği sanrısı.. ile bezeli yazı...

    Milli Birlik ve Beraberlik masalı... ile de dolu... Manevi değerler ne kadar iğrenç bir mavra ise... Genel Ahlak, Türk Aile Yapısı ne kadar büyük bir tuzaksa bu da büyük bir tuzak... Hepimiz Önce İnsanız ve Biriz... Eğer Ortada Din olmasaydı Aynı müzikte dans eden Bir Rum - Bir Türk - Bir Ermeni'nin ayrılamayacağı... Eğer ortada devletler olmasaydı bir Vietnamlı ve Bir Fransız'ın birbirini bayrakları ile değerlendirmeyeceği bir dünyada tamamen Muhafazakar bir saçmalıktır... Dinler ne kadar saçmaysa bu da o kadar saçmadır....

    Orjinali "ekşi sözlük"te tarafımdan yazılmıştır. Burada sadece aynen alıntı yapmakla yetiniyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bayrak olmasaydı öyle olurdu, din olmasaydı böyle olurdu... Param olsaydı porsche mi alırdım ferrari mi diye saatlerce düşünmeye benziyor bu...

      Var işte... Bayrak da var din de var, Türk de var Türklük diye bir şey de var. Hatta inanmıycaksın ama Amerika, silah, savaş, pkk, ölüm gibi şeyler de var...

      Neyse boş ver niye laf anlatıyorsam sana... Sen böyle düşünmeye devam et. Ama rica ediyorum bir Almanya'ya, Fransa'ya, Amerika'ya falan vize başvurusu yap da insan mı yerine konuluyosun eşşek mi bir anla ondan sonra gel hepimiz biriz, insanız muhabbeti yap.

      Sil
    2. Gezi Parkı eylemi üzerinden fikir alış verişi yapılmasını tercih ederdim ama diğer yorumlarda da farklı konularda eleştiriler geldi madem, yanıtlayalım o zaman. Başka bir okur da yanıt vermiş zaten. Katılmakla birlikte şu eklemeleri yapıyorum:

      Bu tür romantik yaklaşımlar gerçeklerden bağımsız bir şekilde düşünülerek ortaya konuluyor. Tarih, insan gruplarını birbirinden farklılaştırmıştır. Bu insan doğasının gerçeğidir. Kısaca "kültür" diyebileceğimiz "toplumsal özellik"ler gereği insan grupları farklılaşmışlar ve çeşitli toplumsal-ekonomik süreçlerden sonra milletler meydana gelmiştir.

      Bugün sihirli bir değnek yeryüzünde bir dil ve bir kültür dışındaki tüm dilleri ve kültürleri yok etse, bir süre sonra dünya üzerinde yaşayan 7 milyar insan yine yüzlerce parçaya ayrılacaktır. Çünkü insan; coğrafya, ilgi alanı, tarih, hattâ fiziksel farklılık (ırk) bakımından ortak yönleri olanlarla bir arada yaşamaktan mutluluk duyacaktır. Ve yeniden savaşlar çıkacaktır.

      Kaldı ki, yanıt veren arkadaşın dediği gibi bu ayrımların binlerce yıldır var olduğu bir gerçektir ve yok olmayacağı da bir gerçektir. Öyleyse bu farklılıkları benimseyip, bunlar üzerinden kavga etmemeye, barışçıl bir yaşam sağlamaya çalışmalıyız.

      ***

      İlk cümlelere gelince... Kısa kısa geçiyorum.
      Anarşizm temel olarak otoriteyi reddetmektir. Oysa otorite gereklidir. Bugüne dek kimi zaman veya çoğu zaman insanlığın yararına kullanılmamış olsa da otorite gereklidir.

      Rockefeller-Rotschild konusunda... Genel olarak bu kişiler hakkında söylenenlerin yanılgı olduğunu düşünüyorsun sanırım. Örnekler çok, ancak Rockefeller'la ilgili bir tanesini vereyim: Dev bir petrol şirketinin başındaki adam neden Türkiye'deki bir eğitim kurumuna 114 bin dolar bağışlasın? (1958'deki 114 bin dolar: http://imgim.com/bloga.png) Veya aynı kişinin ABD Başkanı Eisenhower'a mektup yazıp (1956) "ABD ile işbirliğine hazır yerli işadamlarına yardımı artırmalı ve böylece bu işadamlarının, ilgili ülkenin ekonomisinde kilit noktalarını ele geçirmeleri, buna dayanarak politik etkilerinin artması sağlanmalıdır." demesi masum dünyalarınızda yanılgılar olduğunu ortaya koymuyor mu?

      Vs. diye uzayabilir tartışma.

      Sil
  32. Bu sayfada gösterilen çoğu kanıttan haberim dahi yok.
    Fakat benimde aklımı karıştıran buna benzer komplo teorileri var.
    Kanıt sunamayacak dahi olsam da mantıklı gelen düşünceler.

    Yinede yakalanan bu ateş sonuçsuz sönmemeli.
    Hayatını kaybeden , yaralanan , emeğini eksik etmeyen insanların uğruna. Özgürlük uğruna.
    #occupygezi #direngeziparkı #direnankara #direnbeşiktaş

    YanıtlaSil
  33. Biz Türküz, Biz Atatürk'ün çocuklarıyız. Bizi gürcistanla , afrika ülkeleriyle, yugoslavlarla, ırakla falan karıştırma dostum. Küresel çetenin oralarda uyguladığı hiçbirşey bize sökmez. Bak işte insanlar nasıl bilinçli bir şekilde sahip çıkıyor ülkesine bayrağına. Sen rahat ol bize bişey olmaz. Bu saatten sonra küresel çetenin piyonu tayyip ve tayfası düşünsün.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her ne kadar yukarıda ki yorumum seninle aynı doğrultuda olsa da bütün olasılıkları düşünmen gerektiği kanaatindeyim. Eğer ki düşünüp hepsini çürüttü isen fikirlerini duymak isterim.
      Teşekkürler.

      Sil
  34. şimdi ben bu olayın içinde nasıl saf tuttuğumu düşünüyorum da,ne anonim ne de şu occupy taksim tripleri beni etkiledi.gezi parkına polisin müdahele yapıp,çadırların yakılıp,insanlara kaçacak yer bırakmadan gaza boğulması asabımı bozdu.daha sonra daha da bir şiddetlendi polis,polis şiddeti arttırdıkça insan sayısı arttı,insan sayısı arttıkça polis dellendi. burada çok net bir olay var.olay ağaç değil,olay ağaç için oturup kitap okuyan insanlara gecenin bir yarısı gaddarca saldırılması. biz vicdanı olan bir toplumuz. cidden türk milleti çok garip,her şeye boyun eğiyor ama yaptım olacak dendi mi çıldırıyor.yaptık olacak dedin mi efeleniyor.türkiyede yuzde 46 lık bir kesim var.bu kesim sadece tayyip'e oy vermemek için,akp ye oy vermemek için önüne gelen partiye oy veriyor.yuzde 54 te ise yuzde 30 merkeziyetçi,bunlar zaten istikrar yanlısı,muhafazakar,apolitik yurdum insanı.tayyip efelenince,one munite diyince şahlanıyorlar.lakin,yuzde 46 çok tehlikeli,sevmiyor tayyip'i,akp yi sevmiyor.belki gönlü kayıyor ama uyuz oluyor.tek bir fikir var akıllarında,bu adam kötü şeyler yapıyor,yapacak...ama sesini çıkartmıyor çünkü elinde bir neden yok,yani çok da umrunda değil,ekonomi falan,sosyal hayat falan,alışık bunlara. ta ki adam yaşayışına takana kadar.akp tabanını memnun edebilmek için ara ara ortaya bazı gerici fikirleri servis ediyordu.hem ortam şenlensin,hem de popülerliği kalıcı olsun diye.mantıklıydı da.reyhanlı sırasında saldı alkolü,bir kafalar karıştı,sonra insanlar unuttu tabi o ara.bu olay da aslında gündemin parçası bir olay değil.basit bir müdahale oldu önceki gün,iki-üç gibi dağıttılar insanları.gayet normal,türkiye burası.sırrı süreyya önder'in yönetmelikten yararlanıp yıkımı ötelemesi de normal bir olaydı.ama istanbul emniyet müdürü çok radikal bir hamle yaptı,gaddar bir şekilde insanları dağıtmayı tercih etti.eskiden de gaz atmayı falan severmiş bu adam,sanırım eski emniyet müdürünün gittiği yoldan gitmek istedi.o da severdi bilirsiniz,şimdi nerelere yükseldi.bu müdahalenin yapılmasından sonra dış güçler ile değil,direkt iç güçler ile orada bir vicdan kendini gösterdi.okan kitap okurken,siyasiyabend gaz verirken orada güzel bir ortam vardı.o ortamda hepimizin arkadaşları vardı.hepimiz çıldırdık.sen ben işte barınamadık,sinirlerimiz bozuldu. zaten bir aydır falan bir gerginiz. siyasi otorite,halkın iradesine çok mantıksız bir şekilde karşı güç uyguladı. 3.köprü temel atma törenindeki tayip in konuşmasını hepimiz izleyip güldük.gezi parkına avm yi yapacağız dedi.orada tarihi ihya edeceğiz dedi.topçu kışlası görünümlü avm yapma fikrini o kadar benimsemişti ki,alın size dedi 500 bin metrekare alan.gelin ağaç dikin,hemde bedava,neden?çevreciyiz dedi.taşak geçti bildiğin. burada 3. köprüyü insanlara yedirebilirsiniz,sonuçta asya ile avrupayı birbirine biraz daha bağlıcak falan.kentsel dönüşüm cart curt. çok istiyorsa yapsın denilebilir yani. ama taksimin ortasında avm fikrini dayatmak çok mantıksızdı. bunu tabanına açıklayamaz,açıklayamıyor da zaten.

    YanıtlaSil
  35. Arkadaşım, iyi güzel uğraşmışsın yazmışsın da çıkış noktan ne? İki logo. Ya logo üzerinden bu kadar benzerlik mi kurulur! Kaldı ki logoların tek ortak noktası yumruk olması, bunun dışında iki logonun uzaktan yakından alakası yok. Yumruk dünyanın her yerinde direnişin sembolüdür, evrensel bir semboldür. Yazdıklarında bir sürü çelişkili nokta var ki yukarıdaki yorumların bazılarında bahsedilmiş zaten. Araştırmacı ruhunu taktir ediyorum ama kurduğun mantık zincirinin tam bir fiyasko olduğunu söylemek zorundayım. Hadi sağlıcakla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arkadaşım, durumun "iki logo"dan ibaret olmadığı açık. "Occupy" lâfı WS'de başlamıştı, WS eylemlerinde OTPOR liderlerinden Ivan Marovic slogan attırıyordu. OTPOR ve OCCUPY simgeleri birbirine benziyor. Aynı Ivan Marovic'in Mısır'da da aynı logoyla ortaya çıkıp renkli devrim örgütlüyor... Aynı Marovic Yugoslavya'yı da parçalamıştı tabî... Yazıyı yeniden yazdırma bana :) İngilizce bliyorsan Michael Chossudovsky'nin "Occupy Wall Street" üzerine yazısına bakabilirsin.
      Teşekkürler, selâmlar.

      Sil
  36. Ana fikir ağaç kesilmesin değil,ben ağaç kesilmesin derken,tayyip sen bana bir şey dayatamazsın diyor.bir de yaşlı dedeler gibi,karşısında hala chp nin ona bir şey dayattığı,asker in ona bir şey dayattığı bir ortam var olduğunu sanıyor,ya da öyleymiş gibi davranmaya çalışıyor.ama tayyip egosu yüksek bir adam.ona bir şey yapamazsın demek,çıldırtıyor onu.halkın basit bir isteği var,bir insiyatif oluşmuş ve uzlaşı istiyor.tayyip sindirmeye çalışıyor.bu yüzden o emniyet müdürüne dağıt diyor.o adam ise bir tık yüksekten şiddet uyguluyor.hal bu iken o kıvılcım dünyayı da yakar.çünkü tavır değişmiyor.medya bir anda gizliyor.çünkü o an öyle bir ateş yanmaya başlıyor ki istanbul da bir anda alarmlar ötmeye başlıyor. sindirmeye çalıştıkça büyüyor. ideoloji yok, bir amaç yok,herkes tayyip e kızmış sadece.zaten bu yüzden büyüor. kılıçdaroğlu ne kadar kanalize olmaya çalışsa da sonra ağzını toplayıp halk a yad ediyor mitingi.hem amaçsız hem de karşı taraftan da uzlaşı olmadığı için bu olayı organize eden bir örgütten bahsetmek çok saçma.gidip bakın o baharlara,orada bir neden vardı.dikdatörlük,ekonominin iyiye gitmemesi falan fişman.burada hiçbiri yok.tamam kızıyoruz tayyip e de,dikdatör olamadı henüz,zaten olmaya kalktığında böyle bir tepki olacağından adım gibi de emin,ama hesap edemedi,o egosunun kurbanı şu an.işin içinde bir komplo olsaydı istekler oluşmaya başlardı,birileri önderliği ele alırdı.bir ögrüt oluşurdu.ortada zerre bir oluşum yok. penysilvanya dan bir haber de yok.tek bildiğimiz arınç'ın bu kadar şiddet olmamalıydı sözleri. şu an feto nun tayyip erdoğan'a tam işler tıkırındayken neden tuttu laz damarın diye kızdığından adım gibi eminim. gül'e bakmıyor musunuz? ya da diğer parti kurmaylarına.gökçek dışında ağzını açıp konuşan mı var? tayyip erdoğan bu partinin yarattığı liderdir.ama kendisini sanırım partiden ötede görüyor. akp tabanı cidden ilk doğal tepkiyi veriyor.neden tayyip e saldırıyorlar diyip koruma çabasındalar.ama birileri tabana şunu söyleyecek, vicdanen oraya avm yapılmasını dayatıp bu kişilere işkence uygulamak insanlık suçudur diyecek.ya da beşiktaş ı 72 saat boyu gaz altında tutmak yaşama hakkına tecavüzdür diyecek. dinen de böyle bir şey doğru değil diyecek.insanın insana yaptığı kötülüğü görmezden gelemezler. elbet eski mhp li şimdiki akp lilerin kanı kaynıyor.ama feto asla bu zulmü onaylamayacaktır.

    YanıtlaSil
  37. Sevgili yazar,

    Olgu olduğunu iddia ettiğiniz şeylerin kaynaklarını vermemiş, yorumlarınızı da ya hiç temellendirmemiş ya da bu kaynak vermediğiniz olgulara dayandırmışsınız. Arada sırada dayandırınca da illa ki mantık hatası yapmışsınız. Size [http://yalansavar.org/2012/08/14/komplo-teorileri-1-her-derde-deva/] adresindeki yazı dizisini tavsiye ediyor, hatalarınızı bir an önce gidermenizi umuyorum.

    Sevgili okurlar,

    Halk en temel özgürlüklerinden düşünme ve konuşma özgürlüğünü savunmak için barışçı protestolar yapıyor. İnsanlar hayatları üzerindeki giderek artan baskıya artık yeter dedi. Bunu anlamak için böyle kafa patlatmaya gerek yok. Olgular üzerinden hareket edin, böyle garip laflar ancak kafanızı karıştırır, gözünüze sis perdesi çeker. Günlerdir alanlarda yeterince sis bombası yemediniz mi? Eylemleri karıştırmaya çalışanlara dur deyin ama haklı olduğunuzu bildiğiniz konuda ısrar etmeye devam edin. Evet ABD dünyada büyük güç sahibi, ama halklar kadar değil. Biz halk olarak barışçı ama kararlı olduğumuz sürece kimseden kormak zorunda değiliz!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili okur, daha çok insanın anlayabilmesi, anlayıp paylaşanların daha çok anlatabilmesi açısından akademik üslûba çok girmemeye çalışıyorum. Ayrıca yazının iyice uzaması insanların gözünü -maalesef- korkutur. Yine de görsel kaynakları sunmaya çalıştım. Bir blog sayfasını da bir kitap gibi ayrıntılı bir şekilde hazırlamak uzun zaman alır ayrıca.

      Ama örneğin Prof. Michael Chossudovsky'nin "Occupy Wall Street" ile ilgili yazısı yardımcı oldu diyebilirim.

      Verdiğiniz bağlantıya gelince, diğer yorumlarda da bahsettim, bir petrol şirketinin başındaki kişinin ABD başkanına mektup yazıp "ABD ile işbirliğine hazır yerli işadamlarına yardımı artırmalı ve böylece bu işadamlarının, ilgili ülkenin ekonomisinde kilit noktalarını ele geçirmeleri, buna dayanarak politik etkilerinin artması sağlanmalıdır." demesi (Emin Değer, Oltadaki Balık Türkiye) ve diğer dev sermaye grubu liderlerinin Bilderberg toplantılarında NATO, ABD, Almanya gibi ülke ve kurumların üst düzey yöneticileri ile uluslararası meseleleri konuşması (örneğin 2 Haziran 2004, Milliyet, sayfa 19), sizce hâlâ "komplo teorisi" olarak kalıyorsa diyecek bir şeyim yok.

      Sil
  38. http://larasulfo.blogspot.com/2013/06/direngezipark-dort-koldan-geldiler.html 1 haziranda benim hissetiklerim bunlardı...

    YanıtlaSil
  39. facebook.com/direnanadolu sayfası kapanmış sanırım. Eğer öyleyse bu bile komplo teorisini destekliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim böyle bir girişim örgütlemememe rağmen okuyan arkadaşlar sürekli sayfaya bu yazıyı göndermişler. Bunun üzerine sayfa önce biz masumuz, iki üniversite öğrencisiyiz vb. açıklamalar yapmış, sonra yumruklu profil resmi değişmiş, sonra sayfayı kapatmışlar tepkiler dinmeyince demek ki.

      Sil
  40. Karakter sınırlaması nedeniye yorumumu 2 parça halinde göndermek durumundayım. Nedense, önceki yorumlarımın ve cevaplarınızın altından da devam edemiyorum. Her neyse, birinci parça:

    * Gezi Parkı eylemleri, beğenelim ya da beğenmeyelim, pek çok farklı görüş ve ideolojiden insanı bir araya getirmekte. Zira buluşma noktamız, tekrar söylüyorum, otoriter hükümetin polis devletine karşı direnmektir. Katılmadığımız yahut tehlikeli bulduğumuz grupların varlığına, bayrağına, sloganına, afişine kilitlenip, vatandaşın sivil inisiyatifini kullanma noktasında gösterdiği bu kolektif duyarlılığı hiçe saymak kimseye fayda sağlamaz. Yalnız kendi küçük gruplarımız dahilinde birkaç aferin alırız, o kadar. Kendi adıma, savunucusu olmadığım görüşleri savunanların bu eylemlere, benimle beraber destek veriyor olmasını, vatandaşlık bilincinin gelişmesi adına önemli bir gelişme olarak görüyorum.

    * Yukardaki cevabınızın ilk paragrafında, maalesef yine tahmin ve ön kabullerle hareket etmişsiniz; bir önceki yorumumda "kimsenin ülke bağımsızlığını feda ettiği yok, rahat olun" yazdım diye 1) dış destekli grupların eylemleri manipüle etmeye çalışmadığını söylediğimi 2)Türkiye'nin bir bağımsızlık sorunu olmadığını düşündüğümü çıkarmışsınız. İlk tahmininize cevaben: önceki yorumlarımı hatırlatırım. Hangi sloganı atarsak atalım, değil bu denli sıcak gelişmelerde, en sıradan günlerimizde bile içte ya da dışta manipülasyon ve provokasyon zemini kurmaya/ bulmaya çalışanlar elbette olur. Sizin bakış açınızı sorunlu görmem, karikatürize bir kötücüllükle resmettiğiniz kampları görmediğim ya da bunlara destek verdiğim anlamına gelmiyor. Ben Gezi eylemlerinde gösterilen sivil direniş inisiyatifinin, kendi yolunu tayin etme zekasında ve gücünde olduğunu, eylemcilerin bu zeka ve gücü ortaya koyan türden hassasiyetleri meydanlarda gösterdiklerini yazdım. Anlamak istemediğiniz de bu: sizin sloganlarınızı atmayan herkes yem, maşa ya da kukla, görüşlerinizi paylaşmayan herkes potansiyel düşman değil. İkinci tahmininize cevaben: kötü bir zihin/ niyet okuması yapmışsınız. Uluslararası ilişkileri, tarihi ve dünya ekonomisini hamasi bir vatanperverlikle okuduğumuzda, kötü zihin ve niyet okumaları elbette kaçınılmaz oluyor. Ancak vatanı sevmek için, hamasete gerek duymayanlarımız da var.

    (Devamı var.)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karakter sınırlaması nedeniyle, yorumumun 2. parçası:

      * Yukardaki yorumunuzun ikinci paragrafında, 'sizinki de mantıksız' demek için kendinizle fena halde çelişmiş durumdasınız. İkimiz de "başka yazılar da var" demedik Erhan Bey. Dış basında, Silivri vb olaylarla ilgili, sizin varlığından haberdar olmadığınız ya da görmezden geldiğiniz eleştirel yazılar da olduğuna dikkat çeken bendim. Siz, başından beri böyle yazılar olmadığını söylüyordunuz. Yazınızdan: "Bu faşist uygulamalar neden dünya basınında yankı bulmadı?" Buna cevaben, ilk yorumumda bir karşı örnek verip, dünya basınının bu olaylara kayıtsız kalmadığını yazdım. Ancak Gezi eylemlerindeki polis şiddetinin ve kitlesel tepkinin bir farklılık arz ettiğini söyledim kısaca. Bu farklılık, ikincisinin siyaset refleksleri ve ideolojiler üstü olmasıdır (meydanlara bayrak ve sloganlarla gelen grupların bile bir süre sonra o bayrak ve sloganları bırakıp beraber barikat kurması, çöp toplaması, yardımlaşması bunun en güzel örneği). Buna istinaden "Silivri vb. eylemlerde Batı hiçbir zaman eylemcilere sahip çıkmadı." deyip New Atlanticist'den bir makale örneği verdiniz. Üstelik bu örneği, makalenin dile getirdiği görüşleri ya anlamadığınız ya da bu görüşlere katılmadığınız için çok kaba bir yorumla verdiniz. Ben de, sizin katılmadığınız türden analiz ve yorumların çıkması, dış basında akıl ve vicdanla yazılmış hiçbir analiz ve yorum olmadığı anlamına gelmediğini; basit bir google aramasıyla bile Türkiye'deki önceki gelişmelere dair onlarca dış kaynaklı eleştirel haber ve makaleye ulaşabileciğinizi tekrar hatırlattım. Özetle, siz 'dış basın daha önce Silivri vb olaylarda gösterilen polis zorbalığına ve devlet baskısına kayıtsız kaldı' şeklindeki savınızı meşru kılmak için, kayıtsız kalmamış ve kalmayan dış basın haberlerini hiç yokmuşlar gibi değilleme gayretindesiniz. Bu savınızın doğru temellere dayanmadığını 2. kez hatırlattığımdaysa 'Erdoğan karşıtı birkaç AB Parlamentosu üyesinin yazdıkları, yazdırdıklardır' minvalinde bir ifadeyle küçümsemeye çalışıyorsunuz. Siz gözünü yumduğunuz için görmediklerinizin, aslında hiç olmadığını iddia ediyorsunuz. Ben, gözünü açarsanız başka şeyler de görebileceğinizi söylüyorum. Dolayısıyla, ortadaki mantıksızlık ne yazık ki ve hala sizin.

      * "OTPOR neden 29 Ekim'de biber gazlarına boğulan Türk milleti için destek vermedi?" sorunuzu es geçmedim. Sorunuzun ardındaki totolojik ön kabuller nedeniyle, samimi bir sorudan çok retorik bir soru olarak gördüm. Diğer deyişle, siz birlikte bir cevap aramıyorsunuz, bulduğunuz ve doğru olduğunu düşündüğünüz cevapların onaylanması peşindesiniz. Bu nedenle sapla samanı karıştırma, tartışmanın odağını sürekli olarak kaydırma eğilimindesiniz (New Atlanticist yazısının, darbe geçmişiyle hesaplaşmanın önemini anlattığını yazdım diye TSK üzerinde oynanan oyunları bilmezden görmezden geldiğimi iddia etmeniz, örneklerden bir örnek).

      * Occupy Wall Street eylemlerinin, Amerika ve küresel sermayenin siyasi oyunlarına hizmet eden kuruluşlarca tertiplendiği yönündeki iddianız, kendi içinde çelişmesi bir yana, bu tertibin amacı ve kime ne kazandırdığı yönündeki sorulara cevap üretemiyor. Bunu OTPOR/ Canvas sevdalısı olduğum ya da Occupy Wall Street eylemlerini yücelttiğim için söylemiyorum; soru üreten ya da cevaplayan bir analiz gerektiğini düşündüğüm, parmakla BUDUR! diyen bir komplo teorisini akılcı bulmadığım için söylüyorum.

      * Tahminlerle, sorulara yanıt veremeyen basit malumatla, komplo teorisyenliğiyle, görmezden gelmeyle ve görmezden gelemediklerinizi küçümsemeyle sağlıklı bir tartışma yürütmeniz ne yazık ki mümkün değil. Bu şekilde ancak kanaat üretebilirsiniz, içi dolu eleştiri ya da düşünce değil. Blog sizindir, son sözü de size bırakıyorum elbette.

      Sil
    2. Sayın N., hakaret kullanmadan hakaret etmeye devam eden üslûbunuza diyecek başka bir şeyim yok. Yazı, gezi ortada. Amacımı da yazıda anlatabildiğimi düşünüyorum. Okuyanlar inceleyip, düşünüp karar versin.
      İyi günler.

      Sil
  41. Düşündürücü ve güzel bir yazı fakat bir iki şey diyeceğim;
    - Milliyetçi söylem kısmı güzel değildi, ben bir milliyetçi değilim ve milliyetçilik bir kısmı birleştirirken diğer kısmı dışlayan bir görüş. Mustafa Kemal'in askerleri ve milliyetçi sloganlar diğer kişileri eylemlerden itiyor, bir arkadaşın dediğine göre Eskişehir eylemlerinde bu olmuş. Birliğe ihtiyacımız varken milliyetçi sloganlar atılmamalı.
    - Devletler sistemini ve devleti ben de pek sevmiyorum. Yine de şu anki koşullar -en az bir kaç bin yıl herhalde şu an dediğim- içinde devletlerin var olması zorunlu. Yine de gerekli olduğunda insan devletine karşı çıkmalı. Bütünlüğü bozuyor diye görüşler bir kenara atılmamalı.
    - Yumruk sembolunun çıkış noktası bu olabilir fakat bu sembol artık daha geniş kullanılan bir şey halini aldı. Daha önce de aslında alakasız olan şeyleri birbirine bağladığım oldu. Neden-sonuç ilişkisi arayan insanların bazen içine düştüğü bir hata. Neden-sonuç aramaya devam ama :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zıt anlayışımıza rağmen ilgi duyduğunuz için teşekkür ederim :)

      Yalnız şu var: "bir kısmı birleştirirken diğer kısmı dışlayan" şey milliyetçilik değil. Türk bayrağı, "Mustafa Kemâl'in askerleriyiz" sloganı, İstiklâl Marşı... bunlar ülkenin kurucusuna, kurtuluş savaşı önderine, bayrağına düşman olanları ayıklar. Milliyetçilik (veya adına vatanseverlik/yurtseverlik/millîlik/ulusalluk/ulusalcılık/millîcilik/ulusçuluk deyin), iyileri birleştirip kötüleri ayırır. Türk milliyetçiliği "Ben Türk vatanında, Türk vatandaşlarıyla huzur içinde yaşayıp ağaçlarımı yabancı sermayeye peşkeş çektirmek istemiyorum" demektir.

      Dışlayan şey ise bölücülüktür. Ve tabiî ki ırkçılıktır. Bunun yanında dinci faşizm ve halk düşmanlığıdır. Bunlar dışlar. Adını anmak istemediğim, bölücü terör örgütünün posta güvercini dışlayıcıdır. "Başörtü gericiler eyleme gelmesin" diyen dışlayıcıdır. "Bira içenlerle eylem mi yapayım?" diyen dışlayıcıdır. Kürt düşmanlığı yapan dışlayıcıdır. Ama Türk milliyetçiliği dışlamaz. Birleştirir. Hele hele Mustafa Kemâl'in askeri olmak birleştirmeyi de, ayıklamayı da en güzel şekilde yapar.

      Sil
    2. Buna itiraz etmek zorundayim. Yukarida yazan herseye kelimesi kelimesine imza atardim ancak buyuk yanlisiniz var. Su an yapilan toplumsal eylemin en ufacik bir militarist tonu yoktur. Gelmis gecmis belki en sivil eylemdir. Bu eylemin icinde "..askerleriyiz" slogani atilmasi eylemin kendisine ihanettir. Siz akp sempatizani olan ve sahin olmayan vakar insanlarimizin gece atilan bu slogandan ne kadar tedirginlik yasadigini anlamiyor musunuz? Tabi ki su an Mustafa Kemal'de birlesip hem milliyetciligimizi hem bagimsiz ulke hem ozgur vatandas iddiamizi bagiralim. Ama Mustafa Kemal'in cocuklari olarak bagiralim. Askerleriyiz lafi bizim gibi eylem yanlilarina sempatik gelirken diger vatandaslarimizda ayni sempatiyi yaratmiyor.

      Sil
  42. Yazınızı beğenerek okudum. Başarılar dilerim.

    YanıtlaSil
  43. sayfayıda kaldırmışlar facebooktan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okurların azımsanmayacak bir bölümü sayfaya sürekli, her gönderinin altına bu yazıyı göndermiş :) Sonrasında sayfayı kapatmak zorunda kalmışlar. Veya eğer arkadaşlar facebooka şikâyet etmişlerse bu yolla da kapanmış olabilir.

      Sil
  44. Olaylar cigrindan cikarsa ne olur?
    Tayyip darbe yapar ve diktatorlugu asil o zaman kurar.
    O zaman iste 3 mart tezkeresinde Turkiye'ye giremeyen Amerika girer. Ve bir daha asla cikaramayiz.
    Eylemi facebookta en cok yaziyla destekleyenlerden mhplilerdenim. Hatta acaba provokator suphesiyle gelip beni de bilisim sucundan alirlar mi diye de endise etmedim degil bugun. Ama bu isin sonunda "kullanildik" dememek lazim.
    Amac Tayyip'e "bizi hice sayamazsin" demekti ve dendi.
    Eylemi amacindan saptirip devrim romantizmi asilayanlar ve hedef buyuterek halki galeyana getirenler, kimildamayan polise ve dukkanlara tas atip otobus ve Akp binalari yakanlar, izmirde halkin evine gaz bombasi atan ajan polisler ve eli sopali timlerin tamami Amerikan ajanidir. Herkes aklini basina alsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emeğinize sağlık...Yazınızın linkini her yere kopyalıyorum... Ne ABD ne AB tam Bağımsız Türkiye!

      Sil
  45. yazınız akıl dolu, teşekkürler, her yerde paylaşıyorum..
    daha önce yazan var mı kontrol etmedim, varsa özür dilerim...
    şu oluşumu diyorum, banu hanım son 3-4 yazısında vurgusunu yapıyordu....
    http://milliiradebildirisi.blogspot.com/
    banu hanım yazdıklarını hayata geçirmeye başlamış.
    TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE için her yerde varım..
    ATATÜRK TÜRKİYE sine çıkan yolların taşları döşeniyor..
    bu çabalar nehirlerse, bir denizde birleşecektirler..
    satılmış ihanet kadrolarının işleri bundan böyle daha da zor..
    HİLAL KAPANIYOR….

    YanıtlaSil
  46. yazınızı da bütün yorumları da okudum. doğru ya da yanlış, her zaman düşünmek ve sorgulamak gerekiyor. şüpheci olmakta her zaman yarar var. farklı bir bakış açısı sağladığınız için size ve yorum yaparak düşüncelerini paylaşan arkadaşlara teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  47. BU İHTİMALİ DE GÖZ ÖNÜNE ALMAK LAZIM; GEZİ PARKI OLAYLARININ BAŞLATILMASININ ARKASINDA ( MİLLİ İKTİDARA GİDEN YOLA DOĞRU EVRİLMESİNİN DEĞİL ) VATİKAN / OPUS DEİ / FETO / ERMENİ LOBİSİ Mİ VAR ?

    Papa / Vatikan / Opus Dei; ilk defa Türk'lere düşman olduğunu ve gizlenmiş sivil güçlerine harekete, taaruza geçmeleri talimatını mı vermek istedi SORUNSALI ? http://www.haberturk.com/dunya/haber/850414-tarihinde-bir-ilk

    YanıtlaSil
  48. Sokağın EYLEMLERİ devam ederek; SEÇİME KADAR ( ŞİDDETSİZ sevgi dolu ) SÜRMELİ. AKSİ DURUMDA BUNLAR TEKRAR DİREKSİYONA GEÇİNCE YİNE MEDYATİK BİNBİR NUMARAYLA, ENTRİKAYLA DOLU DÖNME DOLAP VE ÇAKMA GÜNDEM ÇEVİRİRLER. Varılacak ADİL SEÇİM de ise şu unsurlar Mutlaka olmalı ; NO BİLGİSAYAR NO SEÇSİS, YES PARMAK BOYASI , YES TC KİMLİK NO. YANİ DOĞRULARA /GERÇEKLERE; ''Yes be annem'' DİYEBİLMEK GEREK. DÜŞÜK YAPMA BARAJI DÜŞÜR SADECE. Gerçek İRADE ortaya çıksın; yani bu saçma kurgularınızı toplum değil de olsa olsa kaldırım mühendisliği olacak Vamık Volkan tezlerinizi bırakın da, YÜZBAŞI VOLKAN'ı görelim sahada.Kaçak güreşmekle, arkaya dolanıp iki puan almaya çalışmakla olmaz bu işler. Kısaca yani biraz da gerçek iradeyi bilelim kardeşim ki ona göre hareket edelim. 11 yıldır hazırladığınız zokaların mideye oturp gaz yapması sonucu ortaya çıkan ''İSTANBULGAZFEST ANADOLU'DA GURURLA SUNAR'' çerçevesindeki gazı da mı görmediniz ?? GAZ dan korkma GAZMAN dan kork, altına zıçmaktan da korkma PRİMA BAĞLA ama zaten bişiy yapmıcaz sakin ol. Gel bir an evvel hilesiz, hurdasız, desisesiz sandığa gidelim ki; gerçekten ileri demokrasi koşullarını görelim ( sizinki gibi çakma olmayan ) , herkes alsın biri birinin boyunun ölçüsünü o kadar yani !! Hani vay ya Hz.Ömer diye istismar ettiğiniz mezhebin simgeslliği o misal durumlar yani. Anlayan anlar anlamayana GAZ değil GAZOZ verilir, hala ayılmayana LİMON damlatılır ve tencere tava kazan çalınarak üstüne bulaşıklar yıkatılır.

    YanıtlaSil
  49. Mutlaka ADİL VE HİLESİZ SEÇİM denildi, aynı tas aynı hamam hatta TELLAK bile aynı olduktan sonra hiçbir anlamı yok seçimin meçimin..BARAJ düşsün gerekirse KOALİSYON olsun ki gerekiyor bu şartlar altında değişik kesimlerin bir araya gelerek bir daha despotizme yol açmaYACAĞI İKTİDAR İÇİN .HATTA BİR SÜRE PASO KOALİSYON OLSA İYİ OLACAK GİBİ, DİLİ YANDI MİLLETİN ..

    YanıtlaSil
  50. ADİL SEÇİMLE SONUÇLANACAK SOKAK EYLEMLERİ HAKKINDAKİ ÇEŞİTLİ DÜŞÜNCELERE GELİNCE; Sentril park ve Hindistan Özgürlük anıtı parkı misali; konuşmak ve KONUŞULANI CAN KULAĞI İLE DİNLEMEYİ ÖĞRENMEK GEREK; Dinlemek ve dinlenmek; 7 den 77 ye her sınıf ,çeşit insanın derdini anlatıp, konuşarak ANLAŞABİLECEĞİ, HEM ÖĞRETEN HEM ÖĞERENEN ( Dinamik öğrenme, Learning CİTY) haline dönüşebilmeli. . Yani sokaklarımız, yeri gelince; hem protesto alanı, hem seçim meydanı, hem konuşma alanı, hem de okul olursa ÇOK İYİ olur. Direksiyona halk geçti ve sürdürmeli seçime kadar da el yordamıyla da olsa devam etmeli. Şu an süren protestolar seçim lere hazırlık mahiyetene doğru evrilmeli . Herkes hem seçmen hem seçilen, hem öğrenen hem de öğrenen olma potansiyeli ile hareket ederk, söylemek istediklerini; 7 den 77 ye, 72 milleti ADİL Türkiye gerçeğindeki, DEMOKRASİ VE ADALAET SOKAĞINA ÇIKARMALI ve orada da bırakmalı yani ÇIKMAZ SOKAK demokrasi , adalet ve ifade özgürlüğü olmalı ( DEMOGOG DEĞİL İÇTEN İNSAN OLMAYA ÇALIŞARAK) Olabildiğince, olduğu kadarıyla...SEÇİMLER İSE; mutlaka ADİL VE HİLESİZ bir şekilde yapılmalı. NOT:herşeyden önce insanlar yalıtıldıar yalnızlaştılar, evlere ve tv lere hapis edildidler.Bu yüzden türlü sebeplerle bir araya gelmeliler ve AVM lere ve TV lere ve sahibi olan patronların çıkarlarına göre oluşmuş zihinlerine/ bilinçlerine TESLİM OLMAMALARI lazım Sosyalleşmek için; mekanlara kapatılmamalı, AVM plazlarına ,medya patronlarına muhtaç olmamalılar artık. MEDYANIN KAŞAR suratlarını dinlemekten, zorla dinletilmesinden bırak bıkmayı mide bulantısı geldi. VE MÜMKÜN OLDUĞUNCA HERŞEY ANONİM OLABİLMELİ Kİ GEÇİŞKENLİK OLABİLSİN.Ama bu ANONİM ORTAMDA BİLE MUTLAKA DÜŞMANINI BİL, TANI AYIRD ET !!

    YanıtlaSil
  51. Sokağın EYLEMLERİ devam ederek; SEÇİME KADAR ( ŞİDDETSİZ sevgi dolu ) SÜRMELİ. AKSİ DURUMDA BUNLAR TEKRAR DİREKSİYONA GEÇİNCE YİNE MEDYATİK BİNBİR NUMARAYLA, ENTRİKAYLA DOLU DÖNME DOLAP VE ÇAKMA GÜNDEM ÇEVİRİRLER.

    YanıtlaSil
  52. İNGİLİZLER BİLE OLANLAR KARŞISINDA ŞAŞIRIP GERÇEK HALK İSYANINI OKUYAMADI, PARTİLER ÜSTÜ GERÇEK BİR POLİTİKAYA İHTİYAÇ DUYULDUĞUNU ( KLASİK SİYESET DEĞİL) ANLAYAMADI:

    Hiç bir siyasetci bu olayları algılayamadı.Dünyayı yönetenler ellerindeki güçü kaybetmemek için birilerini öneriyorlar.her kez abd diye biliyor fakat aslında ingilteredir.yeni bir dünya oluşuyor eski siyasetciler yeni dünyayı taşıyamaz.aydın bilim sanat din insanlarından oluşan partiler üstü siyaset üstü yöneticilere ihtiyaç vardır.

    SONUÇ; ER RTE ÇAVUŞ GÜL ASSUBAY GÜLEN HADİYALLAH LONDRA'ya ; En PISKIN emperyalistler Ingiltereden cikar!!Dünyayi onlar yönetiyorlar ya hemen öneri paketlerini yollarlar! EYYY Ingiltere ey emperyalist dünya duy!! Taksim direnisi bir hallk hareketidir, külah deyisimi degil!! Alinin külahi veliye , diye bu halk geceli gündüzlü analanlarda sokaklarda degil!!! Afganistan halkini nasil savas lordlarini degis tokus ederek yok ettiginizi ,ülkeyi talan ettiginizi biliyoruz!! Türkiye'deki capulcular sizin bildiklerinizden degil Onlar vatanlari talan ediliyor, agaclari kesiliyor, parklari yok ediliyor diye ayaklandilar..Sizin talan düzeninize karsi olduklarindan ayaklandilar Alin Gül'ünüzü , alin Tayyib'inizi, Gülen'ullahabdsellem İ gidin. Türkiye BIZIM...Alıntı

    YanıtlaSil
  53. VE YANLIŞ İNGİLİZ SİYASETİ ( ER RTE YERİNE ÇAVUŞ GÜL'ÜN SAHAYA SÜRÜLMEK İSTENMESİ) SONUCU
    BEKLENEN SON; LONDRA'DA DEPREM:

    Londra büyük yürüyüşe hazırlanıyor

    Gezi Parkı Direnişi'nin başladığı günün ertesi sosyal medyada örgütlenerek destek eylemlerine başlayan Londra'daki göçmenler Cumartesi günü saat 15'ta Trafalgar'dan 4 km uzaklıktaki parlamento binasına "Direnişe Destek" yürüyüşü düzenleyecek. Bu yürüyüşe

    10 bine yakın katılım bekleniyor...

    Londra'da 10 bine yakın toplum üyesi ile sosyalist ve çevrecilerin katılması beklenen gösteri saat 15'de Trafalgar Meydanı'ndan başlayacak ve Big Ben'i ile ünlü Westminister Parlamentosu önü dolaşıldıktan sonra tekrar Meydan'a dönülecek. Akşam da Trafalgar Meydanı'nda düzenlenecek sinevizyon gösterisi ile Türkiye'deki polis vahşeti izlenilecek.

    Londra'nın merkezinde bulunan ve gösterilere de mekanlık yapan Trafalgar'da her gün iş saati çıkışı Gezi Parkı Direnişi eylemleri yapılıyor. Geçen Cumartesi günü Hyde Park ve Belediye binası önünde başlayıp Trafalgar Meydanı'nda devam eden iki ayrı destek ve protesto gösterilerine toplam 5 bine yakın toplum üyesi katılmıştı.

    Sosyal medyada örgütlenen ve toplumun her kesiminden ve farklı etnik köken, siyasi görüş ve yaş grubundan göçmenlerin katıldığı protestolara göçmen ve işçi dernekleri de katılıyor.

    LONDRA'DAN GÖRÜŞLER

    SİVİL DİKTATÖRE HAYKIRILDI

    ALİ AKSOY (Hackney Refugee Forum Başkanı): Kendi kendini örgütleyen hareket, hiçbir koyunun kendi bacağından asılamayacağını kanıtladı. Öylesine büyük bir dayanışma gerçekleşti ki, en güzel halinin sinirlenince ortaya çıkacağını gösteren Türkiye’nin yurttaşları, kendisine kayıtsız şartsız itaat bekleyen sivil diktatörün yüzüne, bu ülkenin kardeşliğin, paylaşımın, dayanışmanın ülkesi olacağını haykırdılar... Yapılacak bir şey var; ortaya çıkan enerjinin heba olup gitmesini önlemek için sokak ve meydanlarda seslendirilen demokratik talepleri programı kabul eden güçlü ve sürekli bir örgüt yaratmak. Bağrını biber gazına, tazyikli suya korkmadan açan yürekli insanlar bölünmeden devam edebilecek kudrete de sahiptir.

    CUMARTESİ YÜRÜYÜŞÜNE DAVET

    AHMET SEZGİN (DAY MER): Gezi Parkı Direnişi Kürdü, Türkü, Alevi ve Çerkeziyle birlikte oluşturulan bir direnişti. Bu direnişle tabu ve önyargılar, sembollerle oluşturulan barikatların kırılmasının Londra versiyonunu yaşadık. Bu son derece ileri bir tutumdu. Direnişin büyümesinde demokratik kitle örgütleri ve toplumun duyarlı kesimlerinin de büyük katkısı oldu. İstenilen demokratik hak ve özgürlüklerin tarihi ve ileri bir adım... Sendikaların da bu isteklerin arkasında durması mücadelenin uzun soluklu olduğunu da gösteriyor. Ortaya çıkan sonuçlar gösterdi ki bizi yönetenler her istediğini yapamayacak, karşısında demokrasi isteyen ve bedel ödeyen bilinçli, dinamik bir kesim var. Hükümet, polisten şiddetin hesabını sormak zorundadır. Göstericiler arasında da toplumu bölen, kendi varlık gerekcelerini toplumu karşı karşıya getirmek üzere kurmuş zihniyet ve provakatif anlayışlar teşhir edilmelidir. Üstelik Londra'da her türlü ırkçı ve ayrımcı politikalara maruz kalan göçmen bir toplum olarak kendi içimizdeki bu düşüncelere de izin vermemeliyiz... Gezi Parkı Direnişi'ne destek eylemleri her gün iş saati sonrası Trafalgar Meydanı'na sürüyor. Ayrıca cumartesi günü saat 3'de Trafalgar'da toplanılıp 4'de parlamento binasına yürünüp dönülecek. Akşam da Meydan'da Taksim'deki polis şiddetini teşhir eden sinevizyon gösterimi yapılacak... Yarın çok geç olabilir. Herkes duyarlı olmaya ve bu haklı eyleme aktılmaya çağırıyoruz. Unutmamalı ki eğer Türkiye özgürleşecekse bu Türküyle Kürdüyle hep birlikte sokaktan başlayacak...


    "BUNLAR 'ARTIK YETER' TEPKİSİDİR"

    YanıtlaSil
  54. BUNLAR 'ARTIK YETER' TEPKİSİDİR"

    JALE ÖZER (İNGİLTERE ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ BAŞKANI-İADD): Londra'daki eylemlerde İngiltere ADD ve TGB’yi PKK ile ittifak yapmış gibi gösteren yazı ise tamamen yalan olup, bu yazıyı yazan gazeteciyi şiddetle kınıyoruz.

    Etnik bölücülüğe karşı çıkarak Türk toplumunun ulusal kimliğini koruyan, misaki milli sınırlarına sahip çıkan, siyasal sosyal ve ekonomik alanda tam bağımsızlığı savunan, Atatürk ilke ve düşüncelerini herzaman kendine rehber edinmiş İngiltere Atatürkçü Düşünce Derneği’ni bu gibi doğru olmayan yazılarla karalamaya çalışmak inandığımız yolda emin adımlarla mücadele etmemize engel olmayacaktır. İngiltere Atatürkçü Düşünce Derneği terörist başı Öcalan’ın posterlerinin açıldığı bir eylemde yer almaz ve almayacaktır.

    Taksim Gezi Parkı’na, şehrine sahip çıkmayla başlayan protestolar AKP’nin 11 yıl süren ve ülkeyi geri götüren uygulamalarına ‘ ARTIK YETER ‘ demeye dönüşmüştür. Taksim Gezi Parkı’nda başlayıp 2 gün içinde tüm ülkeye yayılan ve kendiliğinden gelişen bu sosyal patlama; AKP döneminde laik eğitim düzeninin altüst edilmesine, barış adı altında ülkeyi bölecek kararların alınmasına, Türk kimliğinin unutturulmak istenmesine, TC’nin tabelalardan indirilmesine, TSK’ne yapılan operasyona, halkın yaşam tarzını değiştirmeye yönelik uygulamalara, işsizliğe, yolsuzluklara ve yargı erkinin tamamen hükümetin emrine geçip hukuk devletini ortadan kaldıran sisteme karşı bir başkaldırıdır.

    Taksim Gezi Parkı’na ve ülkemizin her tarafında eylemlerini sürdüren halkımıza Londra’dan dayanışma ve selamlarımızı gönderiyoruz. Biz eminiz ki karanlıklıklara süreklenen ülkemizi aydınlığa çıkaracak yol, dün olduğu gibi bugün de herzaman halkına inanmış ve güvenmiş olan Cumhuriyet’imizin kurucusu Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yol haritası olacaktır.
    Yolumuz açık olsun. Alıntıdır.

    YanıtlaSil
  55. YANİ BU YANLIŞ HAMLE İLE ARTIK KRALİÇENİN GÜL'Ü GÜLEN'İ SİMGESELLİĞİN DE SÜREGİDEN İNGİLİZ SİYASETİNİ; ÇILGIN TÜRKLER BİLE KURTARAMAZ GİBİ GÖRÜNÜYOR..!!! İNGİLTERE'YE YAKIŞAN TÜM BU ER ÇAVUŞ ASUBAY KADROYU TASFİYE EDİP ADİL VE HİLESİZ SEÇİM İLE OLUŞACAK İKTİDARA GÖRE ŞEKİL ALMAKTI VE BÖYLECE GÖNÜLLERDE TAHT KURMAKTI AMA O KURNAZLIĞI SEÇTİ VE İNGİLİZ AJAN OKULUNDA YETİŞTİĞİNİ DÜNYA ALEMİN BİLDİĞİ ÇAVUŞ GÜL, GÜLEN VE AVANESİ OLAN MASKELİ KADROYU SAHAYA SÜRMEYİ DENİYOR VE BU YANLIŞ HAMLE SONLARI OLACAKTIR Kİ ARTIK VAZGEÇİLMEZ MERKEZ LONDRA DEĞİL ANKARA GÖRÜNMEKTEDİR YOLUMUZ AÇIK OLSUN.

    YanıtlaSil
  56. Tencere(Tayyip Edoğan), tava(ABDullah Gül) hep aynı ingiliz hava. Tencere dibin kara,tava seninki benden kara. Al birini(Tayyip),vur diğerini(ABDullah Gül) ve gör geride durun antrönör ve yedek kadro KAZANINI (Gülen'usaullahalyhiselem) Ah şu atasözlerimiz,ah şu deyimlerimiz,her ortama cuk diye oturuyor.

    YANİ;İngiliz sunni şeriatına dayalı, klasik emperyal hava sahasının ( tencere tava gürültüsü yapan malum makamdakilerin kıvrak bel , bilek hareketleri, ses ve düşünce kirliliği ile yarttıkları taaruz altında, İngiliz havalarının çalınmak, yutturulmak istenmesi gerçeği ) üzerinden geçti yine GÖKTÜRKLER anlaşılan..

    YanıtlaSil
  57. Tencere(Tayyip Edoğan), tava(ABDullah Gül) ün yok aslında biribirimizdeb farkımız ama biz İngiliz sunni şeriatı havasıyız dedirten İCRAATLARI:Taksim ruhunu gerçekte ne tencere ne tava ne de hava algılayamamış, anlayamamış. Bir gece de bu ülkede yasalar çıktı. Hiç bir altyapısı olmadan, eğitimcilere danışılmadan, mecliste muhalefet milletvekillerini komisyondan yaka paça atarak 4+4+4'e geçtiler. Anasınıfı eğitimi alması gereken çocukları 1. sınıfa başlattılar. Bu yıl 2005, 2006 ve 2007 doğum tarihli öğrenciler bir arada eğitim gördüler. Üstelik apar topar hazırlanmış 2 kitapla (Aslında hazırlanmış demeyeyim anasınıfı çalışmalarından kopyalanarak üstelikte bu yapılırken eğitimde uygulanan bir ilke olan kolaydan zora ilkesini bile dikkate almayarak) okuma yazma çalışmalarına geçme süresi 3 ay geciktirilerek eğitim-öğretim yapıldı. Bu yasalar kimin onayından geçti? Yanıt; tencere tava ve baskıcı klasik emperyal hava. Alıntıdır.

    YanıtlaSil
  58. YUKARDA DA AÇIKLANAN İNGİLİZ SUNNİ İSLAM ŞERİATI PROJESİNİN TEMELLERİNİN ALMANLAR TARAFINDAN ATILDIĞINI DA BİLMEKTE FAYDA VAR.

    YANİ AŞAĞIDA AÇIKLANAN İNGİLİZLER ( ANGLO SAXONLAR ) İÇİN SÖYELENEN İDDİALAR ; ALMANLAR (SAXONLAR ) LAR İÇİN DE GEÇERLİDİR.

    YANİ ŞU AN ÜLKEMİZDE VE ORTADOĞU DA OYUN İÇİNDE OYUNLAR SERGİLENEMEKTE ; İYİ POLİS ( ALMAN), KÖTÜ POLİS ( İNGİLİZ) OYUNLARI BAŞ AKTÖRLER OLARAK İŞLEV GÖSTERMEKTEDİR..

    BİRAZ HUZUR VERİN ŞU ÜLKEYE DE ADİL VE HİLESİZ ERKEN SEÇİME GİDEBİLSİN VE ÇIKACAK YENİ İKTİDARLA HEM DIŞ POLİTİKA DA UZLAŞTIRICI DENGELERE ULAŞABİLSİN HEM DE İÇERDE HUZUR BULABİLSİN.

    SAXON, ANGLO SAXON VE SAXONYA DAN KALAN; KUZEY AVRUPA VE BRİTİNYALI HIRSLARINIZI BIRAKIN.

    DERİN AVRUPA^NIN BAŞ AKTÖRLERİ OLARAK AKP YE OPERASYON YAPMAKTAN VAZGEÇİN.

    BİLİMUM SİVİL KURULUŞ VE AJANLARINIZLA HALKI KENDİ POLİSİNE, ASKERİNE KARŞI KIŞKIRTMAYIN.

    SONUÇ; BU HALK HEM SOYULDU SİZİN TARAFINIZDAN HEM DE ÜSTÜNE BİR DE KANINI AKITMASINI İSTEMENİZ SADECE SAXONYA HIRSLARINA KAPILMAKTAN İBARETTİR VE BUNUN DEVAM ETMESİ HALİNDE KAZANANI OLMAZ.

    TÜRKİYE YANARSA AVRUPA DA YANAR, DERİN AVRUPANIN ŞU AN OPERASYON YAPAN GÜÇLERİNİN DE KENDİ İÇ DENGELERİ OYNAR.

    BU YÜZDEN ADİL VE HİLESİZ BİR SEÇİME GİDECEK, PARTİLER ÜSTÜ BİR POLİTİKANIN YOLLARINI ARAYIN.

    ATATÜRK'Ü DE FETİŞLEŞTİRMEYİ BIRAKIN LÜTFEN.

    NOT: ARKADAŞ LİSTEMDEKİ ALMANYA MENŞEYLİ ARKADAŞLAR BU KONUYA ÖZELLİKLE İHTİMAM GÖSTERİRSE SEVİNİRİM.

    MADEM Kİ BİRİZ VE BİZİZ HEPİMİZ DÜNYALIYIZ EĞER GERÇEKTEN ÖYLE İSE BU MENTALİTEYE UYGUN HAREKET ETMELİYİZ.

    KISACA; SÖZDE DEĞİL ÖZDE BİRLİK.

    YanıtlaSil
  59. İsrail ( BOP ) ağaç bayramının kuvılcımı Türk halkının özgür onurlu milli bir iktidara sahip olabilmesine vesile olmanın yolunu açtı. Bu sebeple her şer de bir HAYIR vardır sözünün doğruluğunu da görmüş olduk. Bu ivme kaybedilmeden, planlanan kaosa yol açmadan adil bir erken seçimle ( seçsis olmadan, bilgisyarsız, tc kimlik No lu, parmak boyalı vb) barajı düşünerek koalisyon hükümeti ile klasik siyaset değil orjinal politikayla sonuçlanacak bir durum ortaya çıkarsa , gezi Parkı'na abide - i hürriyet heykeli de dikilir ve iş tamamına erer. Ölümsüz olur.

    YanıtlaSil
  60. ÇOK HİKAYE DİNLEDİK, TURAN, A.B, BOP, AVRASYA, DEMOKRASİ VB PEKİ MİLLETTEN ÇALINAN PARALAR NEREDE ?!!

    “Madde 1: AKP iktidarında yapılan özelleştirme ihaleleri iptal!” AKP iktidarında yağmalanan taşınmazları, borç yazılan 500 milyar dolar’ı ne yapacağız?! AKP’den intikam alıyoruz derken üç’ün bir’ini almak da var! Önce duygular değil matematik! Kasa hesabı! Büyük Kulüp’tekiler büyük fırıldak çeviriyor! AKP’den intikam almak için önce AKP’yi kullananlardan intikam almak gerekmez mi?!Küresel sermaye dediğiniz İngiliz ve Alman perde arkalı sermaye! Arap, Yahudi, Ermeni taşıyıcılar sadece parayı taşıyan kadro! Nüansa dikkat!AKP iktidarında çalınan, iç edilen 500 milyar dolar nerede, kimlerin elinde? Birileri AKP iktidarında Atatürk Türkiyesi’ne tacizde, tecavüzde bulundu! AKP’den nemalananlar iş’lerini halledene kadar bunu görmezden geldi, şimdi iş’leri bitti, taşımak yoracak, ağırlık yapacak, bilabedel yıktırmak için ulusalcı cenaha gaz veriyorlar! AKP’yi kullandılar, iş’e yaramaz hale gelince de tasfiye etmek için önünüze atıyorlar? Neden 2007’de izin vermemişler, yeni kredi açmışlar? Vs. AKP üzerinden çalınan paranın dönüşümünü sağlamadan adım attığın an, 500 milyar doların üstüne soğuk su içmek zorunda kalırsın! Bir de maaş ödemek için kapılarda dilenci! Ya da o parayı bulmak için derin Avrupa’nın istediği siyasi çözüm’e fit olursun! Yani?! AKP’den de berbat duruma düşersin! AKP’yi nasıl kukla gibi oynatıyor iseler seni de öyle oynatırlar! Üç kuruşa 35 takla attırırlar! Onun için “Madde 1: AKP iktidarında yapılan özelleştirme ihaleleri iptal!”- Olan şu: Bir iş yapılırken önce para konuşulur! Bizde ise hikaye kısmı konuşulur! Alman’la iş yapacak isen baştan parayı konuşacaksın yoksa kapıda üç kuruş borç için çok beklersin, bekletirler! Türkler yiğit millettir, parayla fazla ilgilenmezler! O yüzden bizde “Alaman Hesabı” diye bir hesap yoktur, var ise de sonradan tüketim çağı ile birlikte gelmiştir! Türk her daim bonkördür, misafirperverdir, hesabı öder, sözünü tutar, gider! Ne var ki, 2013’te vaziyetler değişik! Cumhuriyet kurulmadan önce, kurulduktan sonra ödediğimiz hesaplar ortada! Çok hikaye dinledik, “Turan, AB, Avrasya, demokrasi” vb üzerine! Fatura masanın üstünde!

    Türkler bundan böyle cihan’a not geçiyor: Gaz’la iş’görmüyoruz! AKP’den kurtulmak isteyen önüne konulan hesaba itiraz etmeden borç’unu öder, sonra da çözüm süreç’ini paylaşır! Türkçe’de “El çük’ü ile gerdeğe girmek” diye bir deyim vardır, dememiz odur ki, biz ödünç / kiralık çük’le iş’görmüyoruz! 2013 realitesi ortada, bu bağlamda bizden çaldığı parayı bize borç vermeyi teklif eden güç merkezi hakkında ne düşünmeliyiz?!

    Atatürk Türkiyesi’nin önüne BOP faturasını yıkmak isteyenlere önemle hatırlatırız! Türk’ün zekası ile alay etmek ve/veya alay etmeye cür’et etmek hayra alamet değil! “Taahhüt sınırı”ndayız!
    Sözün özü:
    “Kimse bedelini ödemeden ölümsüzlük ağacından meyve yiyemez!” Sözün Özü : AKP ile iş tutanlar , şimdi ise kullandıktan sonra milletin üstüne faturayı yıkmak İsteyenler( yerli yabancı) ; Milletten çalınan paralar nerede??? Alıntıdır.

    YanıtlaSil
  61. Ülkeyi geri planda AKP eliyle soyanlar ( derin avrupa ) şimdi de faturayı ulusalcılar üzerinden Türk milletine yıkacak ve tam olacak yüzde 200 soygun. Derin devlet ile AKP hesaplaşmasının Türk milletine faydası olmaz. Ekonomik yıkıntı, iç edilen özelleştirme paraları ve 300 milyar dolarlık borç hacmini yeni iktidarın kucağına verirler ki AKP den beter kapılarında süründürürler sizi... Uyumaya devam. Osmanlıyı da böyle parçaladılar işte. İngilizler dıştan almanlar içten.. Modern çağın ENVER izm numaraları devam ediyor.. Hayırlı soygunlar , tatlı rüyalar Türkiye.

    YanıtlaSil
  62. ERKEN ADİL HİLESİZ SEÇİM OLANA KADAR ( ŞİDDETSİZ SEVGİ DOLU ) PROTESTOLARA DEVAM VE MÜMKÜNSE SAXON VE ANGLO SAXON LARIN OSMANLIYI BÖLERKEN OYNADIKLARI İYİ POLİS ( ALMANLAR içten) KÖTÜ POLİS (ingilzler dıştan) ''MODERN ÇAĞ ENVERİZM'' TUZAKLARINA DÜŞMEDEN DEVAM ETMEK GEREK. MİLLİ BİR HÜKÜMET KURULMADAN SONUÇLANACAK ''İSTANBULGASFEST ANADOLUDA SUNAR'' SOKAK ETKİNLİKLERİ /HAREKETLERİNİ; SADECE HAZİRAN 2013 TÜRKİYE GAZ, COP VE SU KARNAVALI OLARAK KUTLAMA HAKKINIZ OLABİLİR. BREZİLYA RİO YA GİTMEYE GEREK KALMAZ HERSENE HAZİRANDA ÜLKENİZDE KUTLARSINIZ KARNAVALI BİRAZ ALMAN FAŞİNG STİLİ TADINDA OLUR AMA OLSUN.

    YanıtlaSil
  63. 'İSTANBULGASCOPSUFEST'' HAZİRAN AYI ETKİNLİKLERİ TÜM YURTTA; ALMAN ( SAXON ) FAŞİNG ( ATATÜRK FETİŞİ SİMGESELLİĞİNDE) KUTLANMAYA DEVAM EDERKEN;

    DERİN AVRUPANIN BRİTANYALI KANADI OLAN ANGLOSAXON ( İNGİLİZLER ) DE DERİN AVRUPANIN YENİ TÜRKİYE STRATEJİSİNİ KÜRESEL ÖLÇEKTE BELİRLEYEBİLMEK İÇİN ''BİLDİRBERG '' ÇATISI ALTINDA; BAŞ İŞBİRLİKÇİLERİ İLE ( BAŞTA KOÇ VE SABANCI GURUBU, BİLGİ ÜNİV. BAHÇEŞEHİR ÜNİV. GALATASARAY ÜNİV. VB. ) KARARLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR.

    MUHTEMELEN, YCHP Yİ NASIL AKP YERİNE İKTİDARA ATARIZ /SEÇTİRİRİZ DE DEĞİŞİK MASKEYLE AYNI SOYGUN VE TALANA DEVAM EDERİZ DİYE KARA KARA DÜŞÜNÜYOR OLMALILAR. İ

    İÇERDE YURTTA ATATÜRK FETİŞİSTLİĞİ ALTINDA SAXON FAŞİNG KARNAVALI ZATEN BUNUN HAZIRLIĞINI YAPIYOR , BEYİNLERE HİTLER GOBELS TARZI KAZIYOR, FORMAT ATIYOR.

    KONU BELLİ; ER RTE ÇAVUŞ GÜL ASSUBAT GÜLEN DEŞİFRE OLDU ONLARIN YERİNE HANGİ MASKELERLE AYNI PLANLARI UYGULARIZ DİYE ''TİN TENG VE TANKLARIN PALETLERİNİ YÜRÜTME PLANI ''YAPIYOR OLMALILAR.

    YANİ MERAK ETEMEYİN BU KÜRESEL OYUN İÇİNDEKİ OYUNLARDA TÜRK MİLLETİ LEHİNE BİR ŞEY ÇIKMAZ. MİLLİ BİR HÜKÜMET KURULMADAN HANGİ MASKE GELİRSE GELSİN HEPSİ PALAVRA FETİŞİZM VE FAŞİNG GÖSTERİLİERDİNDEN İBABERET ŞOVLAR OLARAK KALACAKTIR.

    YANİ ASIL SORUN ONLAR İÇİN ŞU; KÜRESEL OLARAK BAŞTA DERİN AVRUPA VE YERLİ İŞBİRLİKÇİSİ SERMAYE BARONLARI ( DERİN DEVLET ); YANİ AKP ELİYLE ASIL SOYGUNU YAPANLAR, GÖTÜRDÜKLERİ PARALARI, KONDUKLARI MALLARI NASIL KORURLAR ONUN DERDİNDELER. ÇÜNKÜ BU ÜLKE ARTIK TÜRK MİLLETİNİN DEĞİL ONLARA AİT.

    AKP YÖNETİCİLERİ TAŞERON OLARAK AVANTALARINI ALAN VE MECLİSTEKİ DİĞER PARTİLERLE BERABER İKTİDARCILIK OYNAYAN PİYONLARDAN İBARET. HA ALİ AKP, HA VELİ YCHP HİÇ BİR FARK YOK.

    OYSA, ALİNİN KULAHINININ VELİYE GİYDİRİLMESİNİ İSTEMİYOR MİLLET YA BUNU HALA GÖREMİYORLAR YADA GÖREMEK İŞLERİNE GELMİYOR HİÇBİRİNİN.

    YANİ NE İÇTEKİ SAXON ATATÜRK FAŞİNGÇİLERİ NE DE DIŞTAKİ ANGLOSAXON SERMAYE BİLDİRBERG FETİŞİSTLERİ NE DE YERLİ YABANCI DİĞER İŞBİRLİKÇİLERİ; TÜRKİYEDE ORATAYA ÇIKAN ZAMANIN RUHUNU, İŞLERİNE GELMEDİĞİ İÇİN GERÇEKTEN OKUMAK İSTEMİYORLAR.

    BU YÜZDEN, ''HAZİRAN 2013 İSTGASFEST SAXON ATATÜRK FAŞİNGİ TÜRKİYESİ'' İLE ''HAZİRAN 2013 BİLDİRBERG ANGLOSAXON SERMAYE FETİŞSİSTLERİ'' DÜNYASINI İYİCE BAĞDAŞTIRMADAN , NELER OLUP BİTTİĞİNİ, OLAYLARIN NE KADAR KÜRESEL DÜZEYDE SEYİR ETTİĞİNİ GÖREMEYİZ.

    SONUÇ;

    TÜRK MİLLET'İ; PARTİLER ÜSTÜ GERÇEK POLTİKA YANİ HEREKESE ANNE ŞEFKATİ GÖSTERECEK BİR İKTİDAR İSTEMEKTEDİR. HER SINIF, ÇEŞİT, MİLLETTEN İNSANI KUCAKLAYACAK, KORUYURAK GÖZETECEK.

    BUNUN DA YOLU TİN TENG İLE TANK PALETİ NASIL YÜRÜTÜRÜZDEN DEĞİL ADİL HİLESİZ GERÇEK HALK İRADESİNİ NASIL BULUR VE KOALİSYON BİLE ÇIKSA BİR DAHA DESPOTİZMAYA NASIL YOL AÇMAYIZ OLMALIDIR.

    YanıtlaSil
  64. REDHACK MESELESİ YANİ DEVLET KURUMLARINI HACKLEMEYİ MARİFET SAYANLAR GURUBU ŞUNU İYİ BİLMELİ: TÜRK Devleti'nin düşmanı olan Türk milletinin de düşmanıdır aynı zamanda.Devlet demek; Milletin örgütlü biçimi demektir. Siyaset üstü olmalı ve hep öyle kalmaldır. İktidar gider Devlet bakii kalır. Bu yüzden siyasi kavgalar için Devlet ve makamlarına zarar vermek, Milletin örgütlü biçimine zarar vermek olacağı için özünde Millete zarar vermek anlamına gelir. Koltuk kavgası için bu durum hiç bir zaman tasvip edilemez

    YanıtlaSil
  65. OLAYLARIN ÖZETİ:

    TÜRKİYE'Yİ SOYAN DERİN AVRUPA VE İŞBİRLİKÇİLERİ( DERİN DEVLET) İŞLERİ BİTİĞİ İÇİN, YABANCI İSTİHBARAT GURUPLARI VE DİĞER YERLİ TAŞERONLARI ULUSALCI CENAH İŞBİRLİĞİ MARİFETİYLE AKP Yİ YIKTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR.
    YABANCI İSTİHBARAT GURUPLARININ, YERLİ İŞBİRLİKÇİSİ ULUSALCI CENAHLAR MARİFETİYLE TÜRKİYEYİ İŞGAL PROVASININ ORTAYA ÇIKARDIĞI ÖNEMLİ İZDÜŞÜMLERİ BERABERCE GÖRDÜK; MASUM HALKIN NE KADAR KOLAY BİR ŞEKİLDE OLAYLARIN ÖZÜNÜ BİLMEDEN YÖNLENDİRİLEBİLECEĞİNİ İZLEDİK.
    ÖNEMLİ DERSLER ÇIKARILMALDIR.

    YanıtlaSil
  66. SAXON ( ALMANLARIN ) İSTİHBARATNIN ( BND) İÇ SİYAN VE KIŞKIRTMA SİCİLİNİ MERAK EDENLER İÇİN ÖRNEK:Almanya, 37 kişinin öldüğü Madımak Oteli katliamı firarisine vatandaşlık verdi.Karara Yeşiller Partisi Federal Meclis Milletvekili Memet Kılıç tepki gösterdi: “Anayasaya aykırı. Sivas canisi Alman vatandaşlığı zırhının arkasına sakladı.” Almanya’da Yeşiller Partisi Federal Meclis Milletvekili Memet Kılıç’ın Meclis’e sunduğu soru önergesini cevaplayan Federal Hükümet, 2 Temmuz 1993’te 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan Madımak Oteli katliamına karışan bir kişinin Alman vatandaşlığına alındığını açıkladı.

    2 TALEP, 1 RET

    Kılıç’ın, “Almanya’da yaşayan Sivas katliamı mahkûmlarından veya zanlılarından kaç kişi Alman vatandaşlığı için başvurdu, kaçı karara bağlandı” sorusuna Federal Hükümet adına cevaplayan Müsteşar Dr. Ole Schröder, şimdiye kadar 2 talep geldiğini belirtti. Schröder, bir kişiye Alman vatandaşlığı verildiği, bir kişinin talebinin ise reddedildiğini açıkladı. Alman vatandaşlığı alan kişinin ismi ise bilgilerin gizliliği ilkesi gereği açıklanmadı. Sivas katliamcısının 31 Mayıs 2013’te Alman nüfus müdürlüğüne Alman vatandaşı olarak kaydedildiği de açıklamada yer aldı.

    VATANDAŞLIK ZIRHI

    Karara tepki gösteren Milletvekili Kılıç, “Vatandaşlık, Alman güvenlik birimlerine yardımcı olduğu ve istihbarata çalıştığı için verilmiştir” iddiasında bulundu. Memet Kılıç, suç işleyenlerin vatandaşlığa alınmasının anayasaya aykırı olduğunu belirterek, “Almanya’da doğup büyüyen Türk çocuklarını Alman vatandaşlığına almamak için binbir dereden su getirenler, 37 kişinin ölümünden sorumlu kişiye Alman vatandaşlığı veriyor. Sivas canisi Alman vatandaşlığı zırhının arkasına saklandı” dedi.

    9’U ALMANYA’DA

    SİVAS davasından yargılanıp mahkûm olan firarilerden 9’u Almanya’da yaşıyor. Türkiye’nin şimdiye kadar 9 hükümlü için 10 kez iade dosyası gönderdiğini belirten Memet Kılıç, Türkiye’nin iade dosyalarını eksik gönderdiğini Almanya’nın da iade etmemek için direndiğini belirtti. Firarilerin isimleri şöyle:
    Adem Ağabektaş (Stuttgart yakınlarında)
    Mehmet Yılmaz, Murat Songür (Münih)
    Vahit Kaynar (Berlin)
    Sedat Yıldırım
    Muhammed Nuh Kılıç (Mannheim)
    Ömer Demir
    Adem Bayrak
    Eren Ceylan.http://www.hurriyet.com.tr/planet/23458936.asp

    YanıtlaSil
  67. OLMASI GEREKENLER;

    1- SOROSUN DEĞİL TOROS UN ÇOCUKLARI MİLLİ ONURLU BİR HÜKÜMET KURMALIDIR.

    2-BUNUN DA YOLU, SEÇİM BARAJININ DÜŞMESİ İLE ADİL HİLESİZ DESİSİZSİZ BİR SEÇİM SİSTEMİNİN KANUNLA GETİRİLMESİ VE BÖYLECE SATILIK MİLLETVEKİLLİĞİ KONTENJANINA TABİİ OLMAYAN GERÇEK VEKİLLERİN; MECLİSE GETİRİLMESİNİN YOLUNUN AÇILMASINDAN GEÇMEKTEDİR.

    3- AKP İKTİDARI VE BU TAŞERON İKTİDARI ARKA PLANDA KULLANARAK ÜLKEYİ SOYUP SOĞAN ÇEVİRENELERDEN ( DERİN AVRUPA, DERİN DEVLET) HESAP SORULMALIDIR.

    4- OLAYLAR GEZİ PARKI SİMGESELLİĞİNİ ÇOKTAN AŞMIŞTIR, TAM BAĞIMISZ TÜRKİYE DİYEMEYEN HALA GEZİ DE GEZMEYE GİDENLER DE BU İŞİ SULANDIRMAK İSTEYENLERDİR.

    5- MUHTEMELEN SOROSÇU ( DERİN AVRUPA DEVLET ) STRATEJİ BÖYLE YAPACAKTIR; Parkı daha mı genişletsek, kuşlara yem verme yerleri de mi yapsak gibi çevreci faliyetler, şu an yeri olmayan işler. Bu tarz anlayış olayları indirgemeye , yumşatamaya ,ülkenin gerçek sorunları kapatmaya yöneliktir.

    Yani olayları sulanırmak da; şu an AKP zihniyetini devirmek isteyenlere yani her ikisinin de kuklacısı olan ARKASINDAKİ DERİN DEVLETE ( derin Avrupa'ya) TERSTEN hizmet etmek anlamına gelir.

    6- AKP zihniyeti de aynı Sorosçular gibi olayları sadece gezi parkı ve çevresine baglıyarak ( topçu kışlası , AVM, Müze vs.) 11. yılın hesabını vermekten ısrarla kaçacaklardır. Oysa Millet buraya nasıl geldiyse tüm hesabı sormadan asla evine girmeyecektir . Bu gun kesintiye ugratırsanız PROTESTOYU erken seçime gitmeyi BAŞARAMADAN; HEPİNİZİ YAKALAYIP ONLAR HESAP SORARLAR:

    7- AKP halkını ölü zannetmiştir, oysa onlar dirilmiştir, öyle veya böyle, yabancı istihbarat guruplarının, Türkiye işgal provası çerçevesinde gerçekleşmiş olsun veya olmasın, tertiplenen İsrail ( BOP ) ağaç bayramı KIVILCIMI yüzünden çıkmış olsun veya olmasın, Derin Avrupa( Derin Devlet), Suriye/ İran için Obama'nın beyzbol sopası devamı olarak AKP ye mesaj göndermek istemiş olsun olmasın yani her ne sebeple olursa olsun MİLLİ ONURLU BİR HÜKÜMET KURMA HAREKETİNE doğru evrilmiştir, çevrilmiştir bu BAĞLAMDA SÜRDÜRÜLMELİDİR:

    8-AKP NİN BU OLAYLARDAN ALMASI GEREKEN DERS; SİZ MİLLETİ ÖLÜ MÜ bellediniz ?Başımızı; yandaş yalaksı partisi ile, cemaat ile, tarikat ile dernek vs. lerle baglayıp istediğiniz kadar kadar döveceginizi mi zannettiniz ?

    9-Evet sayenizde herkes uyandı sagolun. Bugun taksim, yarın Kızılay, başka gün Gündogdu, başka gün heryer de; emperyal vampir maşaları, uşakları; kuyrugundan yakalanıp, layık oldukları fare deliklerine geri sokulcaktır. Alıntıdır.

    YanıtlaSil
  68. blog sahibi arkadaş artık adsız adsız kendi sitesine yorum bırakmaya başladı zaar. e tabi gündem sıcakda olsa kıytırık yazıyla alınıcak trafik yapılıcak propaganda sınırlı. yaz canım kardeşim yaz... yazda dernekte maruz kaldığınız komplo teorisyenliğini görelim. belki sende milleti böyle böyle ezberden isyanlarla kendinizden nasıl soğuttunuz anlarsın bigün.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o kadar sıkıldım ki "adsız" adıyla yalandan yorumlar yazmaktan, bu kez "batuhan" diye girip kendi yaptığım şeyi başkasının ağzından açığa çıkarayım dedim. işim gücüm yok çünkü. ayrıca "komplo teorisyeni" diye bok atıp aynı cümlede komplo teorileri uyduran bir karaktere bürünebiliyorum işte böyle.

      Sil
    2. Erhan Sandıkçı, şimdi yazdıklarınızı ve gelen eleştiri ve fikirleri okumak çok daha anlamlı. teşekkür ediyorum.
      Ayrıca Batuhana cevabınız 10 numara olmuş. keşke bir "beğen" butonu olsaydı :)

      Sil
    3. Adsız, sen kesin bensin. Hadi yeme bizi :))

      Teşekkürler.

      Sil
  69. AYRICA MALUM ŞAHIS;

    ''BİR MİLYON KİŞİYİ ÜSTÜNÜZE SÜRERİM'' DİYEREK; AŞAĞIDAKİ T.C.K MADDESİNİ KASTEN İHLAL ETMİŞ VE SUÇ İŞLEMİŞTİR ; HEM DETÜM MİLLETİN GÖZÜ ÖNÜNDE GÖZÜNE BAKA BAKA İŞLEMİŞTİR. EN AZ 1000(BİN) ADET ( MÜMKÜNSE TÜRKİYE'NİN TÜM İL VE İLÇELERİNDEKİ ADLİYELERDEN SEMBOLİK OLARAK) ŞİKAYET DİLEKÇESİ VERİLMELİ, SORUŞTURMANIN AKİBETİ VE DOKUNULMAZLIK ZIRHI DÜŞÜNÜLMEDEN AN VE ZAMLANMIŞ ANLAR OLAN ZAMAN'A YANİ OLUŞAN YENİ TÜRKİYE' TARİHİNE NOT DÜŞÜLMELİDİR.!!!

    T.C.K MADDE 216. - (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

    ŞİKAYET DİLEKÇESİ; İKİ SATIR DA OLSA YETERLİDİR. MALUM FİİL / EYLEM VE OLUŞAN SUÇ. ADANA DA VE DİĞER YERLERDEKİ ELİ SOPALI AKP MİLİTANLARININ ÇIKARDIĞI KAVGALAR;T.C.K 216. MADDENİN SUÇUN OLUŞUMU İÇİN ÖN GÖRDÜĞÜ DURUMUN YANİ KAMU GÜVENLİĞİ İÇİN TEHLİKE HALİNİN ORTAYA ÇIKMASININ DELİLİDİR.

    YanıtlaSil
  70. DEMOKRASİ TERANESİ OKUYAN AMA ASLINDA DEMO-GOG BİR DESPOT OLAN MALUM KİŞİ, MODERN ÇAĞIN DESPOTİZM TEMSİLCİSİNDEN İBARETTİR. ÇAĞI GERİYE GÖTÜRMEYE ÇALIŞTIĞI İÇİN GERRGİNLİK YARATMAK HARİCİNDE BİR İŞE YARAMAZ. VE BİR GÜN YARATTIĞI GERGİNLİK; YANİ HALKIN ÜSTÜNE SALINAN TOMALAR; HALKIN BİLİNCİNDE DÖNÜŞEREK SÜPER PUMA OLUP, SALANLARI YER. AKINTIYA KARŞI YÜZMEYE ÇALIŞMAK NAFİLEDİR.

    YanıtlaSil
  71. ÖNEMLİ SON HABERLER !!!

    SON HABER NİTELİĞİ VEREN KONU: İŞLENEN SUÇUN DELİLLERİNE EKLENEN SON HALKALARIN ÇOĞALARAK DEVAM ETTİĞİNİN GÖSTERGELERİ.;
    YANİ 9-10 HAZİRAN 2013 TARİHİNDE PKK VE ÖSO ( ÇOĞUNLUĞU SURİYELİ KÜRTLERDEN OLUŞAN)MİLİTNALRININ HUZURSUZLUK, KAVGA ÇIKARMAK İÇİN SAHAYA SÜRÜLMÜŞ OLMASI GERÇEĞİ.

    MALUM ŞAHSIN; ''BİR MİLYON KİŞİYİ ÜSTÜNÜZE SÜRERİM'' DİYEREK; AŞAĞIDAKİ T.C.K MADDESİNİ KASTEN İHLAL ETMİŞ VE SUÇ İŞLEMİŞTİR ; HEM DETÜM MİLLETİN GÖZÜ ÖNÜNDE GÖZÜNE BAKA BAKA İŞLEMİŞTİR. EN AZ 1000(BİN) ADET ( MÜMKÜNSE TÜRKİYE'NİN TÜM İL VE İLÇELERİNDEKİ ADLİYELERDEN SEMBOLİK OLARAK) ŞİKAYET DİLEKÇESİ VERİLMELİ, SORUŞTURMANIN AKİBETİ VE DOKUNULMAZLIK ZIRHI DÜŞÜNÜLMEDEN AN VE ZAMLANMIŞ ANLAR OLAN ZAMAN'A YANİ OLUŞAN YENİ TÜRKİYE' TARİHİNE NOT DÜŞÜLMELİDİR.!!!

    T.C.K 216.MADDEYE GÖRE ; MALUM ŞAHISIN SUÇ İŞLEDİĞİNİN DELİLLERİ ÇOĞALARAK DEVAM ETMEKTEDİR. ŞÖYLEKİ;AÇILIM PALAVRASI ADI ALTINDA İŞBİRLİĞİ YAPTIĞI PKK MİLİTANLARININ VE ÇOĞU SURİYELİ KÜRTLERDEN OLUŞAN ÖSO MİLİTANLARININ; 9-10 HAZİRAN 2013 TARİHİNDE TAKSİMDE, HUZURSUZLUK, KAVGA ÇIKARMAK İÇİN SAHAYA SÜRÜLMÜŞ OLMASI; T .C.K 216. MADDENİN SUÇUN OLUŞUMU İÇİN ÖN GÖRDÜĞÜ DURUMUN YANİ KAMU GÜVENLİĞİ İÇİN TEHLİKE HALİNİN ORTAYA ÇIKMASININ DELİLLERİNE EKLENEN YENİ FİİLLER / EYLEMLERDİR.ADANA DA VE DİĞER YERLERDEKİ ELİ SOPALI AKP MİLİTANLARININ ÇIKARDIĞI KAVGALAR İSE DAHA ÖNCEKİ DELİLLERDİR SUÇUN OLUŞMASINA DAİR OLAN.

    T.C.K MADDE 216. - (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

    ŞİKAYET DİLEKÇESİ; İKİ SATIR DA OLSA YETERLİDİR. MALUM FİİL / EYLEM VE YUKARDA AÇIKLANAN SUÇUN OLUŞMASI İÇİN ÖNGÜRÜLEN KAMU GÜVENLİĞİ TEHDİTİNE YOL AÇTIĞINI GÖSTERİR DELİLLER.

    YanıtlaSil
  72. ENDİŞEYE MAHAL YOKTUR!!

    TÜNELİN UCUNDAKİ IŞIK GÖRÜLMÜŞ, UZUNCA SÜREN KIŞIN KARLARI ERİMİŞ, SON CEMRE DÜŞEREK BAHAR GELMİŞ, UZUNCA GECE SONA ERMİŞ, GÜNÜN İLK IŞIKLARI YURDUMUZ ÜZERİNE/ OVAMIZ / OBAMIZ ÜZERİNE VURMUŞTUR.

    UZUNCA BİR SÜREDİR DEVAM EDEN; ENTRİKALI YALANLARLA DOLU PLANLAR ÇEREÇEVESİNDE SERGİLENEN OYUNLARIN NELER OLDUĞU, TOPLUM BİLİNCİNDE TESPİT EDİLDİĞİ İÇİN, OYUN İÇİNDE OYUNLAR GÖRÜLDÜĞÜ İÇİN HERŞEY AÇIK VE NETTİR.

    TÜRKİYE TARİHİNİN KARANLIK GECESİ SONA ERMİŞTİR. SADECE BUNLARIN İLK IŞIKLAR OLDUĞU BİLİNMELİ, GÜNEŞİN TAM TEPEYE VARMASININ BİR SÜREÇ MESELESİ OLDUĞU İYİCE ANLAŞILMALIDIR.

    MADDENİN HANTAL VE AĞIR İLERLEYEN YAPISI, ZAMANSAL SÜREÇLERLE BERABER ELE ALINDIĞINDA, SABIRLI OLMANIN VE BUZ GİBİ AKILLA HAREKET EDİLMESİ GEREKTİĞİNİN ÖNEMİ DAHA İYİ ANLAŞILACAKTIR.

    YanıtlaSil
  73. UZUNCA BİR SÜREDİR DEVAM EDEN; ENTERİKALI YALANLARLA DOLU PLANLAR ÇEVRİLEREK, OYUN İÇİNDE OYUNLAR SERGİLENEREK DEVAM EDEN, TÜRKİYE TARİHİNİN KARANLIK GECESİ SONA ERMİŞ, UZUNCA SÜREN KIŞIN DAĞLARDAKİ KARLARI ERİMİŞ VE YURDUMUZ OVASINA / OBASINA BAHARIN İLK IŞIKLARI DÜŞMÜŞTÜR. HERŞEY AÇIK VE NETTİR. HERKESE HAYIRLI, UĞURLU/ KUTLU VE MUTLU OLSUN.

    YanıtlaSil
  74. ÖNEMLİ HABER !!!

    KONU:ŞİKAYET DİLEKÇESİ VERİLMESİ GEREKEN BİR KONU DAHA ÇIKTI:

    T.C.K 216 YETMEDİ BİR DE ANAYASAL SUÇLAR ÇIKTI ŞİMDİ DE MİLLETİN BAŞINA;
    SİZE NE KARDEŞİM MİLLETİN ÖZEL HAYATINDAN;
    CUNTACI FAŞİST GENERALLERE POSTA KOYUYORDUNUZ OLUR MU DİYE ŞİMDİ SİZ DE BENZERLERİNİ Mİ YAPIYORSUNUZ?
    ARŞİVLEYİN BAKALIM KANUNSUZ OLARAK, KOZMİK ARŞİV ( AKAŞİK KAYITTA VAR BUNU UNUTMAYIN YALNIZ) DE VAR VE SONSZULUĞUN EFENDİSİ TUTUYOR YALNIZ HABERİNİZ OLSUN..!!!

    ALINTI HABER:

    ANAYASAYA GÖRE SUÇ İŞLENDİ:

    Maillerimizden telefonlarımıza, fotoğraflarımızdan aldığımız puanlara, telefon bilgilerimizden aile ve yakınlarımızın özel hayatına varıncaya kadar tüm bilgiler “Çok Gizli” damgalı bir protokolle MİT’e aktarılmaya başlandı. Anayasa’ya ve Türk Ceza Kanunları’na göre yapılan suç. Buna rağmen “Çok Gizli” damgalı protokol gizlice hayata geçirildi.

    28 ŞUBATÇILARININ YAPTIĞININ BİR BENZERİNİ MİT YAPIYOR

    Taraf Gazetesi, MİT ve Milli Eğitim Bakanlığı arasında düzenlenen “Çok Gizli” damgalı protokole ulaştı. Buna göre, özel hayatın gizliliğine ve kişisel verilerin korunmasına darbe vurulmuş. 28 Şubatçıların yaptığının bir benzerini şimdilerde MİT yapmaya başladı. Milli Eğitim Bakanlığı sistemindeki tüm özel bilgiler protokol gereği MİT’e aktarılıyor. Aynı skandal olay, “ÇOK GİZLİ” damgasıyla Tapu’da, THY’de, PTT’de de uygulamaya kondu. İşte skandal olayın ayrıntıları:

    KİMİNLE UÇTUĞUN ARTIK MİT'DE

    MİT, bir yıl önce, vatandaşların kişisel bilgilerine ulaşmak için Türk Hava Yolları ve Milli Eğitim Bakanlığı ile bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Görüşmeler neticesinde her iki kurumdan da detaylı şahıs bilgilerinin düzenli olarak MİT’e aktarılmasına karar verildi.

    Konuyla ilgili MİT’te sistem kuruldu. Yapılan mutabakat sonucu, Türk Hava Yolları, yurt içi tüm yolcu ve seyahat bilgilerini, kişinin yanında seyahat ettiği şahısların kim olduğunu, aktarma, yurtiçi bağlantılı tüm yurtdışı yolcu seyahat ve bilgilerini MİT’e vermeye başladı. Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileriyle yapılan görüşmelerde ise ilk ve orta dereceli okullar ile özel kolejlerde çalışan idareci, öğretmen ve diğer tüm personelin, okuyan tüm öğrencilerin bilgileri, notları, velilere ait özel ve tüm bilgiler, telefon numaraları, mailler de MİT’e verilmeye başlandı.

    TÜM KİŞİSEL BİLGİLER ARŞİVLENİYOR

    MİT’in yaptığı bu çalışmayla, THY ile seyahat edenler, postanede işlem yapanlar, tapuda kayıtları olanlar, Milli Eğitim’e bağlı kurumlarda okuyan öğrenciler, potansiyel suçlu kabul edilip fişleniyor. Bununla da yetinilmeyip, ailelerin bilgileri, evden velilerin MEB’in internetine girdiği kişisel bilgisayarlara ulaşım, öğrencilerin arkadaşlarının fotoğrafları ve yüzlerce bilgi MİT’in kontrolüne verildi. Bu bilgiler MİT’te toplanıp, arşivlenmeye başlandı.

    Taraf anlaşmanın şimdilik dört kurumla yapıldığını öğrendi. Banka, kredi kartı, UYAP, SGK, eczane gibi bilgilerin de MİT tarafından elde edilip edilmeyeceği ise henüz bilinmiyor. MİT’in yaptığı bu çalışma, özel hayatın gizliliğine müdahale ve kişisel verilerin şahsın rızası olmadan erişimi anlamına geliyor. Yapılan bu anlaşma ise hem Anayasa’ya hem de TCK’ya göre suç. Bu anlaşmanın tarafları suç işlediklerinin ya farkında değiller ya da bilerek bu suçu işliyorlar.

    GİZLİ PROTOKOL ANAYASAYA AYKIRI

    Anayasa’nın 23’üncü maddesi yerleşme ve seyahat hürriyetini düzenliyor. Bu maddeye göre; “Herkes yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir. Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek, kamu mallarını korumak, seyahat hürriyeti ise suç soruşturma veya kovuşturulması sebebiyle, genel sağlığı korumak yahut suç işlenmesini önlemek amacıyla sınırlanabilir.” Anayasa’da bu madde açıkken, MİT ve ilgili kurumlar tüm vatandaşları potansiyel suçlu kabul edip kişisel verileri arşivleyip paylaşıyorlar. Üstelik mahkeme kararı olmadan.

    YanıtlaSil
  75. YUKARININ DEVAMI:
    TCK'YA GÖRE BİLGİ PAYLAŞIMI SUÇ

    TCK’nın 134’üncü maddesi de özel hayatın gizliliğini düzenliyor. Maddeye göre; “Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde ise verilecek ceza bir katı artırılır.”

    Ayrıca yasaya göre, “Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.” 135. madde kişisel verilerin kaydedilmesini düzenliyor: “Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.”

    VEREN DE SUÇLU

    136. madde ise hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme hususunu düzenler: “Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Anayasa ve TCK’da yer alan hükümler bu kadar açıkken, MİT’in mahkeme kararı olmadan kişilerin bilgilerine ulaşması, kamu kurumlarından bilgilerin aktarılmasını talep etmesi ilgili kurumlarda tepkilere neden olmuş durumda.

    ÖĞRENCİ VE VELİLERİN ÖZEL HAYATI FİŞLENİYOR

    MİT ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan “Çok Gizli” damgalı protokol, 6 Eylül 2012 tarihinde imzalanmış. Milli Eğitim Bakanı adına Bilgi İşlem Grup Başkanı Volkan Akçay protokole imza koymuş. MİT Müsteşarı adına ise Başkan Yardımcısı Abdurrahman Bulur imza koyan kişi. Protokol “Milli Eğitim Bakanlığı tarafından tutulan bilgilerin elektronik ortamda MİT Müsteşarlığı ile paylaşılmasına ilişkin usul ve esaslar hakkında protokol” başlığını taşıyor. Üç sayfadan oluşan protokolün sayı numarası 11.041.05.051/552

    İşte skandal protokol: Aktarılacak Verinin İçeriği

    Madde (7)

    (1) Bu protokol kapsamında Müsteşarlığın kullanımına sunulacak olan verinin içeriği aşağıda belirlenmiştir:

    a) Bakanlık tarafından yapılan sınavlara ait ad ve tarih bilgileri ile bu sınavlara başvuru yapan tüm adayların kimlik numarası, adı-soyadı, sınav yeri ve adres bilgileri ile mevcut olması halinde fotoğraf kayıtları ve iletişim bilgileri (telefon numaraları, e-posta adresleri gibi).

    b) MEBBİS veri sisteminde bulunan tüm Bakanlık personelinin kimlik numarası, ad-soyad, telefon ve e-posta gibi iletişim bilgileri, görev yerine ilişkin il/ilçe adres bilgileri ve fotoğraf kayıtları.

    YanıtlaSil
  76. YUKARININ DEVAMI:
    c) E-Okul sisteminde bulunan tüm öğrencilerin, kimlik numarası, adı soyadı, telefon, e-posta gibi iletişim bilgileri, öğrenim gördüğü okul ve sınıfı, fotoğrafı, ana-baba ya da veli adı ile bunlara ait telefon numarası gibi iletişim bilgileri, öğrencinin adres bilgisinin yanı sıra, öğrenim görülen sınıftaki yılsonu başarı puanı, ödül ve ceza kayıtları ile varsa aldığı belgeler ve toplam devamsızlık süreleri.

    d) MEB’e bağlı olarak hizmet veren eğitim, kurs, rehabilitasyon merkezi vb. yerlere ait bilgiler.

    e) MEB tarafından yurtdışına gönderilen öğrencilere ait, kimlik numarası, ad-soyad, gidilen ülke, gidişdönüş tarihi bilgileri ile telefon, e posta vb. iletişim bilgileri, ayrıca, ana-baba adı, irtibat kanalları ile varsa fotoğraf kayıtları.

    f) Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) öğrencilerine ait kimlik numarası, ad-soyad telefon e-posta gibi iletişim bilgileri ile fotoğraf kayıtlan vb. tüm bilgiler.

    g) Yaygın Eğitim kapsamındaki öğrencilere ait bilgiler.

    (2) Yukarıda yer almakla birlikte protokolün imza tarihi itibariyle Bakanlık veri tabanına henüz dâhil edilmemiş olan veriler (örn. bu maddenin e, f ve g bentleri), Bakanlık veri tabanına dâhil edilir edilmez gecikmesizin Müsteşarlığın kullanımına sunulacaktır.

    Veri tabanına bu şekilde sonradan dahil edilen veri türünün Müsteşarlık kullanımına sunulması yöndeki çalışmalar, Bakanlık tarafından yürütülecek olup, ihtiyaç duyulduğunda Müsteşarlıktan da teknik destek alınabilecektir.

    (3) Güncel ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda, Bakanlık veri tabanına protokolde belirtilmeyen yeni bir veri türünün eklenmesi veyahut bu protokol kapsamında olmayan yeni bir veriye Müsteşarlıkça ihtiyaç duyulması halinde, Müsteşarlığa aktarılacak verinin içeriği değiştirilebilir/genişletilebilir.

    (4) Yukarıda belirtilenlerin dışında Müsteşarlıkça talep edilecek bir verinin, 2937 sayılı Kanunun 6’ncı maddesi kapsamında Bakanlıkça karşılanma yükümlülüğü devam etmektedir.

    Veri Aktarım Süresi, Değişiklik, İlave

    Madde 8

    (1) Bu protokol kapsamındaki veri iletim yönteminin web servis olarak sürekli ve kesintisiz olarak Müsteşarlığa aktarılması esastır.

    (2) Güncel ve teknolojik gelişmeler sebebiyle ihtiyaç duyulması halinde işbu protokolün amacına uygun olmak kaydıyla, değişiklikler yapılabilir, ek hükümler eklenebilir.

    Yürürlük

    Madde 9 (dokuz) maddeden ibaret olan işbu protokol, 06/09/2012 tarihinde iki asıl nüsha olarak taraflarca imzalandığı tarihte yürürlüğe girecek olup, taraflarca feshedilmediği sürece yürürlükte kalacaktır. TC. Milli Eğitim Bakanlığı. Volkan AKÇAY Bakan a. Bilgi İşlem Grup Başkanı. T.C.Başbakanlık MİT Müsteşarlığı Abdurrahman Bulur. Müsteşar a. Başkan Yardımcısı.”

    7’DEN 70’E FİŞLEME

    MİT Müsteşarlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan “Çok Gizli” damgalı protokole göre eğitim camiası fişlenmeye başlandı. Tüm öğrenci ve velilerin mailleri, telefon numaraları, özel bilgileri, fotoğrafları, notları ve yüzlerce özel bilgisi MİT’e aktarılıyor. Bu protokol Anayasa ve TCK’ya göre suç. Bu hukuksuzluk “Çok Gizli” damgasıyla gizlenmiş. Alıntı.

    YanıtlaSil
  77. REYHANLI DA MOBESLER KAPATILIRKEN, MİLLETİN EN İNCE AYRINTISINA KADAR GİZLİCE ARŞİVİ NEDEN TUTULUYOR DİYE SORANALARA;

    Aleyhe olabilecekleri yok et, leyhe olabilecekleri tut şeklindeki; faydacı / opirçınist / makyevelist zihniyet işte. Unutulmamsı gereken şudur; Tarfsızlığı olmayan ve bu yüzden adil olamayan hiçibir yapı, sonsuza kadar hükümdar kalamaz. İsterse tüm dünyayı ele geçirmiş ve uzayada el atmış olsun.

    YanıtlaSil
  78. ÖNEMLİ KONU !!!!:

    SEÇİM HİLELERİNDEN SEÇSİS HARİCİ OLANLARDAN; MÜKERRER OY KULLANILMASI ( PARMAK BOYASI OLMAMASINDAN YARARLANARAK Kİ ÖZELLİKLE GEZİCİ TİM FTİPİ KADRO TARAFINDAN, AHİRETE İNTİKAL ETMİŞ KİŞİLERE OY KULLANDIRILIMASI PROBELEMİ); PARTİLER TARAFINDAN NEDEN ORTAYA ÇIKARILMADI, BU GERÇEĞİN ORTAYA ÇIKMASI YÖNÜNDE NEDEN HİÇ BİR ADIM ATILMADI SORUNSALI ???:

    TESPİT: 10 milyonun uzerinde hakkın rahmetine kavusmus zatın adına cıkartılmıs kimlik kartı ve secmen kaydı var. Maalesef rakam bu kadar yüksek!... Ederi %25 ... İlginc olan, partilerin tamamı bu hususu gayet iyi bildikleri halde niye hic dillendirmedikleri? Alıntıdır.

    EL CEVAP EL TÜRKO VARSAYIMLARI; 4 Ü BİR ARADA; NESKAFE/AB/D/NATO MENFAATPERSETİ PARTİLER, 4 DEĞİŞİK AMBALAJ AMA AYNI LEZZETTE MİSALİ.PARTİ BAŞKANI SULTASINDA OLAN ( LİSTE PROBLEMİ) HALKIN / PARTİ TABANININ ÖN SEÇİMLE BELİRLEDİĞİ EN ÇOK OY ALMIŞ ADAY ADAYLARINI DEĞİL DE KENDİ SEÇTİKLERİNİ ADAY OLARAK ATAYAN,AŞIRI DEMOKRATİK BİR YAPININ ORTAYA ÇIKARDIĞI BİR DURUMDA NE OLUR ? MECLİSTE 550 KİŞİ GÖRÜNÜMLÜ AMA 4 PARTİ LİDERİ KİŞİNİN AĞZINA BAKACAK KADAR BİR ŞEKİLDE DEMOKRAT OLUNABİLİR Kİ, ONLAR DA HİÇ BİR ŞEYE/HAKSIZLIĞA İTİRAZ EDEMEZLER. TABİİ Kİ YERSEN DE BAYA İYİ YEDİRDİLER UZUNCA BİR SÜREDİR,YEMEYENLER DE , HABERİ YOKMUŞ GİBİ YAPARAK İDARE ETTİ HER NE KADAR VİCDANLARI KANASA DA MALESEF Kİ.

    YanıtlaSil
  79. ÖNEMLİ KONU!!!

    EKONOMİ İYİ GİDİYOR PALAVRASI NEREDEN KAYNAKLANIYOR ?:

    Dolar/altın , borsa, faiz=üç buçuk kağıt ekonomisiyle ancak bu kadar reel ekonomi olur işte..Yani bu üç buçuk ( buçuğu altın ve dolar ın değişiminden, yer değitirp aslında aynı şey yani bir paranın iki yüzü yazı tura misali olmasından geliyor ) kağıt ekonomisi ile CAMBAZA bak yaparken, herşeyi satıp savıp, özelleştirme paralarını iç edip veya inşaatyaresullaha yatırıp, fabrika yapmayıp , idare ettiler ki bir de kara paraların ekonmiye el altından sokulduğunu göz önüne alırsak işlerin ne kadar yalan dolan ( en azından % 70-80 düzeyinde), oyun içinde oyun olduğunu,entrikalı yalanlarla dolu planların eseri olduğunu görebilir, anlayabiliriz.

    YanıtlaSil
  80. ÖNEMLİ KONU !!!

    SEÇİM KANUNUNUN DEĞİŞMESİ İÇİN MEVCUT PARTİ TABANLARINA BASKI YAPILMASI, BU SAĞLANDIKTAN SONRA YENİ PARTİ KURULMASI, MECLİSE GİRMEYİ BAŞARAN PARTİLER İLE KOALİSYON İKTİDARI OLUŞMASINA GÖRE HAREKET ETME GEREKLİLİĞİ, PARTİLER ÜSTÜ SİYASET YAPMA GEREKLİLİĞİ ÜZERİNE:

    ÖNCELİK, ŞU AN VAR OLAN partilerin tabanını bilinçlendirerek; olan biteni anlamalrını ve aslında Türkiyeyi bu sistemle sadece mecliste temsil edilen parti başkanlarının(4) yönettiğini, halkın iradesinin asla meclise yansımadığını ( parti başkanı sultası/ seçim listesi ve diğer geri kalan engeller), geriye kalan ( 545) aksesuar vekilin ise yükten başka bir anlamı olmadığını anlamalarını sağlamak. Ve ayrıca bu 4 partinin aslında neskafe 4 ü birarada aynı lezzette(ab/d natomenfaatperseliği ) olduğunu da bilmek/bildirmek gerek. Böyelece tabanın, tepeye artık ''ZOR DOSTUM ZOR'' demesini sağlayarak, geri plan oyunlarını bozablmek gerek. Bu tabandan tavana yapılan baskı ile, Yukarıda sayılan adil hilesiz seçim kanunu değişikliklerinin yapılmasını kanununlar vasitası ile gerçekleşmesini sağladıkatan sonra ancak GERÇEK BİR SEÇİM SANDIĞINA GİTMEK gerek.Yoksa bunları sağlayamadan yeni bir parti ile seçime gitmenin , halkın gerçek iradesini sandığa yansımasına faydası pek olmaz ki vakit,enerji israfından başka da bir anlamı olmaz gibi geliyor. Ancak, yukrdaki bilgilerin ışığı altında bir SEÇİM SİSTEMİ değişikliĞİ yapıldıktan sonra oluşacak yeni YENİ PARTİ ( YÜZDE 5 BARAJ OLURSA YENİ SİSTEMDE )BİR anlam taşyabilir ve koalisyon ortağı olabilir. Şu an ki meclis partileri ile yeni seçim sisetemi sonrası kurulacak ve yüzde 5 seçim barajını geçecek partiler yani yapılacak seçim sonrasında meclise girenlerin hepsi malum partiye karşı; partiler üstü siyaset ( sağcı solcu, ırkçı faşist demeden) yaparak, koalisiyon yapma çerçevesinde hareket edebilirlerse ve İKTİDAR OLABİLİRLERSE EĞER, ZOR OYUNU BOZMÜŞ OLUR ve olay çözülür kanaatindeyim.

    YanıtlaSil
  81. Hilesiz seçime güveniyorsan gel bakalım da boyunun ölçüsünü alalım. Microsoft delikanlısı seni gidi gidi seni..:)DEĞİŞMEZ DÜNYA REALİTESİ GERÇEĞİ; ''ZOR ''; TÜM GERİ PLANDAKİ OYUN İÇİNDEKİ OYUN DOLU ENTRİKALI PLANLARI BOZAR.Seçim sisteminin değişmesi, barajın kaldırılması için bastırmak zorundasınız. Baraj kalkar, liste biterse her kesim meclise girer, herkes temsil edilir ve mecburen uzlaşılır. bundan sonra da kimse ben bilmemne kadar oy aldım dediğim dedik çaldığım düdük diyemez. BU YÜZDEN;BARAJIN DÜŞMESİ VE BİLGİSAYARSIZ SEÇİM HARİCİNDE; PARMAK BOYASI, TC.KİMLİK NO, PARTİ LİSTESİNE SONA / PARTİ BAŞKANI SULTASIZ BİR SEÇİM MUTLAKA OLMALI.

    YanıtlaSil
  82. ÖNEMLİ KONU !!!!:

    SEÇİM HİLELERİNDEN SEÇSİS HARİCİ OLANLARDAN; MÜKERRER OY KULLANILMASI ( PARMAK BOYASI OLMAMASINDAN YARARLANARAK Kİ ÖZELLİKLE GEZİCİ TİM FTİPİ KADRO TARAFINDAN, AHİRETE İNTİKAL ETMİŞ KİŞİLERE OY KULLANDIRILIMASI PROBELEMİ); PARTİLER TARAFINDAN NEDEN ORTAYA ÇIKARILMADI, BU GERÇEĞİN ORTAYA ÇIKMASI YÖNÜNDE NEDEN HİÇ BİR ADIM ATILMADI SORUNSALI ???:

    TESPİT: 10 milyonun uzerinde hakkın rahmetine kavusmus zatın adına cıkartılmıs kimlik kartı ve secmen kaydı var. Maalesef rakam bu kadar yüksek!... Ederi %25 ... İlginc olan, partilerin tamamı bu hususu gayet iyi bildikleri halde niye hic dillendirmedikleri?

    EL CEVAP EL TÜRKO VARSAYIMLARI; 4 Ü BİR ARADA; NESKAFE/AB/D/NATO MENFAATPERSETİ PARTİLER, 4 DEĞİŞİK AMBALAJ AMA AYNI LEZZETTE MİSALİ.PARTİ BAŞKANI SULTASINDA OLAN ( LİSTE PROBLEMİ) HALKIN / PARTİ TABANININ ÖN SEÇİMLE BELİRLEDİĞİ EN ÇOK OY ALMIŞ ADAY ADAYLARINI DEĞİL DE KENDİ SEÇTİKLERİNİ ADAY OLARAK ATAYAN,AŞIRI DEMOKRATİK BİR YAPININ ORTAYA ÇIKARDIĞI BİR DURUMDA NE OLUR ? MECLİSTE 550 KİŞİ GÖRÜNÜMLÜ AMA 4 PARTİ LİDERİ KİŞİNİN AĞZINA BAKACAK KADAR BİR ŞEKİLDE DEMOKRAT OLUNABİLİR Kİ, ONLAR DA HİÇ BİR ŞEYE/HAKSIZLIĞA İTİRAZ EDEMEZLER. TABİİ Kİ YERSEN DE BAYA İYİ YEDİRDİLER UZUNCA BİR SÜREDİR,YEMEYENLER DE , HABERİ YOKMUŞ GİBİ YAPARAK İDARE ETTİ HER NE KADAR VİCDANLARI KANASA DA MALESEF Kİ.

    YanıtlaSil
  83. BOMBİLİ BİLİ BİLİ BOM İŞLERDEN BİRİ DAHA ORTAYA ÇIKTI:
    MALUM ÇAPILCI /AKINCI DELİĞİ AÇILDIKTAN SONRA; SU ALMAYA BAŞLAYAN AKPTİTANİC İKTİDARININ BAŞ İŞBİRLİKÇİSİ, YANDAŞ MEDYANIN LOKOMOTİFİNDEN İNCİLER/ACI GERÇEKLER /İTİRAFLAR/ ŞİKAYETLER BAŞLAMIŞ Kİ YAKINDA AĞLAMA DUVARI DA BAŞLAR, VE ÖYLECE FARELER DE GEMİYİ TERK ETMEYE DE BAŞLAR Kİ HADİ BAKALIM HAYIRLISI:
    http://www.facebook.com/photo.php?v=183969368433190
    Açık unutulan mikrofondaki konuşma özeti; ''rolan garros özel yayını yapıyorduk tekrar haber bülteni ile giriyorsunuz ne bu nasıl bir mahkumiyet......ya ne halkını tanıyo abi reklam bile vermiyorlar işte bize.

    YanıtlaSil
  84. PLAN YAPANLARA ZOR DOSTUM ZOR DEDİRTMEK VE ENTRİKALI YALANLARLA DOLU; GERİ PLAN OYUNLARINI BOZABİLMEK GEREKİR.. YANİ BAŞTA; BARAJIN DÜŞMESİ VE BİLGİSAYARSIZ SEÇİM HARİCİNDE; PARMAK BOYASI,PARTİ LİSTESİNE SON VERİLMESİ ( YANİ PARTİ BAŞKANININ ADAY ADAYLARINDAN İSTEDİĞİNİ ATAMASI DEĞİL, PARTİ TABANINDA ADAY ADAYI ÖN SEÇİMDE EN ÇOK OYU ALANLARI MECBUREN ADAY OLARAK SEÇMESİ -ŞAİBE YOKSA TABİ ),TC.KİMLİK NO MUTLAKA OLMALI

    YanıtlaSil
  85. Sadece yazı değil, yazıya karşı yorumlarda geliştirilen çeşitli argümanlara verdiğin cevaplarda harika. (evet, üşenmedim okudum hepsini). Bu sayfa, bu yazı çok güzel bir kaynak. Eline, emeğine, aklına sağlık kardeşim.

    YanıtlaSil
  86. Samimiyetle merak ettiğim husus şu. AKP hükümeti neyi yanlış yaptı / yapmadı da kendisini destekleyen ABD'nin desteğini kaybetti ve devrilmesi için düğmeye basıldı?

    YanıtlaSil
  87. Adsız16 Haziran 2013 21:18 de yazan arkadaş:hangi abd diye sor bence.

    YanıtlaSil
  88. Bu sayfayi kesfettikden sonra (sanirim 3 haziran) hazirladigim bir sayfa var...

    https://www.facebook.com/pages/Geli%C5%9Fim-Platformu/369065033988?ref=hl

    zaten ilk postamiz bu sayfayi oneriyordu

    Ilham icin tesekkurler (yorumlariyla katki veren dostlara da) , biz de bekleriz sayfamizda fikirlerinizi paylasmanizi


    YanıtlaSil