23 Haziran 2012 Cumartesi

Fetullah FBI'ın Adamı mı?

ABD'nin Houston Üniversitesi'ne bağlı "Gulen Institute" yani Gülen Enstitüsü adında bir enstitü bulunmakta. ( http://www.guleninstitute.org/ ) Amerika'daki bir üniversitede birinin adını taşıyan enstitü oluşturulması kimine göre normal olabilir. Hâttâ Kofi Annan gibi sömürgeciliğin aktörlerinin bu enstitüde Fetullah'ı övmeleri de bazı kişilere göre doğal olabilir. Ancak Fetullahçı bu kişilerin Fetullah'ın nasıl bir şey olduğu konusundaki inkârları bir yere kadar sürebilir. İşte o yer de FBI'ın resmi sitesinin Fetullah'la işbirliği içinde olduğunu söylemesidir.



FBI'ın resmi genel ağ (internet) sitesinde "Community Outreach to Ethnic and Minority Groups" yani "Ortaklık İçinde Olduğumuz Etnik ve Azınlık Grupları" başlığında Houston Üniversitesi'nin bünyesinde bulunan Fetullah'ın Gülen Enstitüsü yer alıyor. Resimdeki sayfaya http://www.fbi.gov/houston/news-and-outreach/in-your-community/outreach adresinden ulaşabilirsiniz.


Velhasıl-ı kelâm; Fetullah FBI'ın adamı
mı?..
acaba?..


Dipçe: Allah'a değil Fetullah'a iman edenler için değil FBI, şeytanın Fetullah'ı yönettiğini kanıtlasanız yine de buna iman etmekten vazgeçmezler!

21 Haziran 2012 Perşembe

Sekiz

Bir gece vakti sekiz çocuk vardı uçmağa
Ali Cahit İsa Umut Yasin Mustafa Yaşar ve Samet
Yeri yok Tayyibin
Yeri yok sekiz anadan kaçmağa
Peşinde sekiz yaşlı ana, sekiz suçsuz Mehmet

20 Haziran 2012 Çarşamba

Ne kadar "güzel şeyler" oluyor?

Abdullah Gül Kürt açılımı hakkında konuştu: "Türkiye için güzel şeyler olacak." - 27.7.2009

34 PKK'lı terörist Tayyip Erdoğan'ın "dönün" çağrısı üzerine Habur sınır kapısından Türkiye'ye giriş yaptı. Teröristler görkemli bir şekilde karşılandı ve serbest bırakıldı. - 19.10.2009


Tayyip Erdoğan AKP Grubunda konuştu: "Dün Habur sınır kapısında yaşanan manzarayı görüp umutlanmamak elde mi? Türkiye'de iyi şeyler oluyor, güzel şeyler oluyor. Umut verici gelişmeler oluyor." - 20.10.2009 (http://webtv.hurriyet.com.tr/2/955/0/1/basbakan-son-durumu-acikladi.aspx)

Şehit Aileleri Federasyonu Başkanı Hamit Köse, "Habur sınır kapısındaki manzarada hükümet teröristleri teslim almadı, teröristler hükümeti teslim aldı. Bu, vatanın kutsallığına inanan insanları yürekten incitmiştir." dedi. - 21.10.2009 (http://www.youtube.com/watch?v=tXJc8C5oJNE)

Avrupa Birliği Dönem Başkanı Christer Asp'den açılıma destek: "Geçtiğimiz bir iki gün içerisinde Habur Sınır Kapısında yaşanan gelişmeler demokratik açılım yönünde atılmış önemli ve olumlu bir ilk adımdır." - 22.10.2009

Adına açılım denilen yıkım süreci bu sözlerle, bu manzaralarla başladı 2009'da. "Analar ağlamasın" dendi, "açılım" dendi, "çözüm" dendi, "artık kan akmayacak" dendi...

3 yılda pek çok "güzel şey"(!) oldu.
Barzani "kak" oldu.
Alçak teröristbaşı "sayın" oldu.
Geçmişte kürdistanlı mürdistanlı partiler kuran Kemal Burkay "barış güvercini" oldu.
PKK'nın destekçisi Ahmet Kaya "özgürlük kahramanı" oldu. (Bu gidişle şehit de olur!)
Şıvan Perver ile Bülent Arınç kanka oldu.
Kürtçe seçmeli ders oldu.
Terör örgütü sınırda kimlik kontrolü yapar oldu.
CNN'ler, Habertürk'ler, NTV'ler; medyanın o muhteşem "tartışma" programları PKK'lılarla doldu. Teröriste "gerilla" diyenler bizlere akıl verir oldu.
Türk milletinin adı "benim milletim" oldu.
PKK'lılar Oslo'da pazarlık yapılacak adam oldu.

Yüzlerce vatan evlâdı şehit oldu! Gâzi oldu!

Ve madalyonun diğer yüzü: PKK'nın avukatı CHP'ye Genel Başkan Yardımcısı oldu! CHP Atatürk düşmanlığında AKP ile yarışır oldu! Muhalefet, hükûmet ile masaya oturup bölünme anayasasını tartışır oldu. PKK'nın partisiyle, bölücülükte PKK ile yarışan AKP ile masaya oturup "çözüm" arar oldu.

Olan yine Türk çocuklarına oldu!

Akıttığımız her gözyaşının ardından aynı palavrayı atanlar, "hesabı sorulacaktır" diyenler, "500 terörist vuruldu, Kandil bombalanıyor" diye acılı ana-babaların gazını almaya çalışanlar, "teröre karşı mücadelemiz kararlılıkla yürütülecektir" diyenler, şehit cenazelerine gidip sahte gözyaşı dökenler; evet, kaybettiğimiz şehitlerin sorumlusu onlardır! Kimse iki gün önce aynı masaya oturduğu heriflere kin kustuğunu söylemesin! "Vur kurtul" yerine "ver kurtul"cu anlayışın terör politikasının neticeleridir bunlar...

Kayıtsız şartsız iktidar yalakası olan Vakit gazetesi(!) yine görevini yaptı! Manşette "Hükûmetin özgürlükçü adımlarına, açılımlarına PKK'dan kurşun" diye haberi verdi.

Cinayet örgütü ile masaya oturan hükûmet kurşunların hedefi değil, asıl sekiz Mehmetimizi şehit eden o alçak kurşunun ta kendisidir! Barzani ile el sıkışan, açılımlarla PKK'ya cesaret veren, bölücübaşıyla pazarlık yapan siyaset, bugün yüreğimize saplanan bıçağın ta kendisidir!

Bugün Yeniçağ'dan Ahmet Takan'ın yazdığı gibi:"Ortamı yumuşatıyordunuz.. Kına yakın!..
Çözüme yakındınız.. Leyla Zana barış güverciniydi.. PKK silahları bırakmak üzereydi.. Elebaşları ile röportajlar yapıyordunuz.. Terör sorununu tek Tayyip Erdoğan çözerdi.. Barzani PKK’yı ikna ediyordu.. Talabani terör örgütüne silah bıraktırıyordu.. Öcalan’ı ev hapsine çıkarıyordunuz.. Barış kapıdaydı.. Kürtçe seçmeli ders oldu.. Oslo süreci.. Habur süreci.. Genel af.. Yeni anayasacılar.. 2’li, 3’lü, 4’lü mutabakatçılar.. Kandil’ci mutabakatçılar.. Uludereciler.. Türkiyeliler.. Bugüne kadar, “kanımız yerde kalmayacak” edebiyatları yapanlar.. PKK’nın kafasına sıkan şerefli Türk askerlerini kodese tıkanlar..
KINA YAKIN!.."

Sahte gözyaşlarınızı görmekten bıktık... PKK ile aynı misyonu üstlenen BOP çocukları, ağlamayın KINA YAKIN!

6 Haziran 2012 Çarşamba

AKP'nin Bayrak Düşmanlığı

Gayrimillî hükûmetin gayrimillî Eğitim Bakanlığı şimdi de Arif Nihat Asya'nın Türk Bayrağına yazdığı muhteşem "Bayrak" şiirine kafayı taktı! Daha önce eğitimin amaçları arasından Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılığı kaldıran Ömer Dinçer'in yeni mârifeti de bu oldu. AKP 10 yıllık iktidarında sürekli yaptığı gibi Türk milletinin önem verdiği, kutsal gördüğü değerlerine saldırmaya, millî bilinci sarsmaya, Türkiye'yi bölmeye ve bölmek için fırsat kollamaya devam ediyor. Son derece baskın bir faşizmle, zulümle, susturmayla yapılıyor bu Cumhuriyet tasfiyesi...


Teröristleri davul zurna ile kahraman gibi karşılatıp da CHP'ye "Siz doğuya PKK izniyle gittiniz, bir tane Türk bayrağı yoktu mitinginizde!" diyen birisi Başbakanlık koltuğunda oturuyor. Bu nasıl bir trajikomedidir... Ancak yukarı tükürsem bıyık, aşağı tükürsem sakal misâli, YCHP de AKP'den farksız bu konuda. "Şehit cenazelerine katılımın bu kadar artması beni ürkütüyor" diyor Meclis Grubundaki konuşmada Kılıçdaroğlu!




Çok fazla söze gerek yok. Arif Nihat Asya on yıllar önceden seslenmiş bunlara:


"Varlığından şu güzel ülkeyi kurtarsak da;
Adımından kalan izler, lekedir toprakta!"